Yapıt Hakkında
Dürdane kocası Mehmet’in kendisine attığı zina iftirası nedeniyle hapis yatmaktadır. Hapiste gün sayarken bir yandan iki çocuğunun hasretiyle yanmakta, bir yandan eşinin kendisine neden böyle bir tuzak kurduğuna kafa yormakta, bir yandan da abisinin ve tüm kasabanın kocasının attığı iftiraya inanmasına üzülmektedir. Dürdane hapishane ortamında bu düşüncelerin arasına sıkıştığında iğne oyası yaparak sinirlerini yatıştırmaktadır. Hapisteyken kocasının kendisini boşadığını ve çocuklarının velayetini aldığını öğrenir. Dürdane sıradan bir köylü kadınıdır, hapisten çıktığında çocuklarını geri alabilmek için bir avukat tutması gerektiğini öğrenir ve bunun için paraya ihtiyacı vardır. Hapishanedeki tek arkadaşı cinayet suçundan ömür boyu hapse mahkûm edilen Fadime’dir. Fadime’nin desteğiyle yaptığı iğne oyalarını satarak para biriktirmeye başlar.
Dürdane’nin kocası Mehmet çekirdekten solcu bir militandır. Annesi de babası da Deniz Gezmiş’lerin arkadaşı olan eski hızlı solculardandır. Babası girdiği bu yolda Mehmet daha çok küçükken vurularak ölmüş, annesi Mehmet’i alarak Beypazarı’nda kendine bir hayat kurmuştur. Ancak orada da gizli bir şekilde davalarına destek vermektedir. Bu gizli faaliyetler sırasında annesi Mehmet’in gözleri önünde öldürülür. Mehmet, Beypazarı’ndaki yetkililerin ön ayak olmasıyla Ankara’da bir devlet okulunda parasız yatılı olarak okumaya başlar. Hafta sonları Bahçelievler’de oturan annesinin arkadaşı Semiha teyzeye evci çıkmaktadır. Mehmet’e ailesinden kalan tek hatıra babasının onun için hazırladığı ve davalarının ayrıntılarını anlatan bir dosyadır. 1977 yılında Ankara’da üniversite okumaya başlayan Mehmet de çok geçmeden kendini sağ sol davasının içinde bulur. Bu arada bir iki gönül macerası yaşar ve kadınlara güvenini yitirir. Bir tesadüf eseri Bahçelievler katliamının görgü tanığı olur. İzlendiğini ve hayati tehlikesi olduğunu düşündüğü için aylarca bir arkadaşının evinde gizlenir. Bu arada ajansı ve gazeteleri yakından takip etmektedir. Ülke kamplara ayrılmıştır ve ülkede yaşayan herkes gerçeklik algısını yitirmiş gibidir. Sanki herkes toplumsal bir şizofreni yaşamaktadır. Kardeş kardeşe kırdırılmakta perdenin önünde ayrı, arkasında ayrı tiyatro oynanmaktadır. Gerçekleri bir tek Mehmet olduğu gibi görür; insanlar sağ ve sol diye ikiye ayrılıp gerçekleri göremezken, emperyalistler perde arkasından bütün bu kurguyu yönetmektedir. Mehmet olan biteni yakından izler. Bazı olayların hep ortasına düşer, mesajlar alır, yaptıklarıyla olayların akışına etki eder. Olaylar sarpa sarıp 12 Eylül darbesi olmadan hemen önce Mehmet, Beypazarı’na sığınır.
Dürdane ve Mehmet bu dönemde karşılaşıp evlenmişlerdir. Abisinin karısı Emine ile sorunlar yaşamakta olan Dürdane için entelektüel, okumuş ve yakışıklı Mehmet bir kurtuluş olurken, Mehmet Dürdane’de huzur ve güven bulmuştur. Zaman içinde bütün kasaba halkından uzaklaşmışlar, kendi küçük dünyalarını kurmuşlar ve biri kız biri erkek iki çocukları olmuştur. Ancak ne olmuşsa olmuş ve bir gün aniden Mehmet Dürdane’yi kendisini aldatmakla suçlayarak hapse attırmış ve malı mülkü satıp çocukları da yanına alarak kayıplara karışmıştır. Dürdane kocasının gittiğini hapisten çıkınca öğrenir. Çocuklarını bulmak için harcadığı tüm emekler boşa gider. Tek başına ve çaresiz kaldığı hayatta pek çok soru işaretiyle yaşamaya çalışır.
Bu arada Mehmet’in hikâyesinden onun, peşine düşenlerden canını kurtarmak için yaşadığı yeri terk ettiğini öğreniriz. Bütün kasaba ise zina yaptığı için Dürdane’nin terk edildiğine inanmakta ve Dürdane’yi kötü kadın olarak yaftalamaktadır. Bu zorlu koşullar altında bir süre abisinin evinde kalan ve daha sonra anasından kalma bir kulübede tek başına ayakta kalmaya çalışan Dürdane’nin tek hayali bir gün çocuklarına kavuşabilmektir.
Hikâyenin tüm akışı kasabaya mecburi hizmet için gelen Doktor Zeliha ile değişir. Doktor Zeliha oldukça sıra dışı bir karakterdir. Değişik bir düşünce yapısı, kendi doğruları, inatçı bir kişiliği ve şaşmaz bir algısı vardır. Dürdane ile Doktor Zeliha arasında başlayan arkadaşlık bir süre sonra kadim bir dostluğa dönüşür. Bütün kasaba Dürdane’yi suçlarken Doktor Zeliha hiç şüphe duymadan, suçlamadan, yargılamadan Dürdane’ye inanır ve Dürdane’nin yaşadığı anlamsızlıkları çözmeyi kendine görev edinir. Dürdane TUS’a çalışmakta olan Doktor Hanım’a her türlü desteği bir abla şefkatiyle verirken, Doktor Zeliha da Dürdane’ye isterse nasıl güçlü bir kadın olabileceğini öğretir.
Sonunda Doktor Zeliha hikâyedeki tüm parçaları birleştirip büyük resme ulaşmayı başarır. Onun hipotezi; Mehmet’in yaşadığı pek çok şeyin aslında onun gerçeklik algısının bozulmasından kaynaklandığı ve Mehmet’in paranoid şizofreni hastası olduğudur. Doktor Zeliha sahip olduğu tüm olanakları kullanarak Mehmet’in ve çocukların Afyon’da olduklarını bulur ve Mehmet’in hastalığına koyduğu tanının geçerliliğini kanıtlar. Mehmet akıl hastanesine yatar, Dürdane çocuklarına kavuşur.
İronik bir biçimde Mehmet, paranoid şizofrenisi nedeniyle 12 Eylül’e giden süreçteki toplumsal şizofreniyi en iyi gören kişidir aslında ve notlarına şöyle yazmıştır: “12 Eylül’e giden o süreçte ülkemiz tam bir iğne oyası titizliğiyle işlendi. Aynı iğne oyası gibi düğümler ata ata, tek tek, ince ince işlediler bizi. Atılan her bir düğüm ülkenin geleceğe çıkan yollarını tıkamayı, kendi kaderini belirleyecek aydın nesillerin önünü kapamayı ve geleceği geriye dönüşsüz biçimde değiştirmeyi amaçlıyordu. Biz de izin verdik oramıza buramıza iğnelerin batmasına. Ne kaldı geriye? Ne uğruna savaştığını bilmeden harcanmış gencecik hayatlar, bitmeyen bir yas, temellerinden sarsılmış bir ülke ve bu ülkenin tarihinden sökülemeyen, üzerinden bir türlü temizlenemeyen 12 Eylül adında kara bir leke.”
Öyküde yer alan tüm karakterler kurgudur. Ancak öykünün sağ sol kavgasında yaşanan Bahçelievler katliamı, Ümraniye katliamı, Malatya ve Kahramanmaraş olayları gibi olayların tamamı gerçek olup nitelikli bir tarih araştırmasıyla yazılmıştır. Kurgu karakterler gerçek olayların üzerine yerleştirilerek tıpkı paranoid bir şizofreni hastasının düşünce yapısında olduğu gibi gerçekle kurgunun birbirine karışması sağlanmıştır. Hikâye boyunca Mehmet’in gözünden ve aklından olayları izleyen ve Mehmet’e empati yapan okur/seyirci sürpriz bir sonla başka bir gerçekliğe uyanır.
Yapıt Sahibi
Bütün Yapıtları
Romanları :
- Aluşta'dan Esen Yeller-Bir Kırım Türküsü (2015)
- Şefika (2021)
- Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları (2022)
- İğne Oyası - Bir 12 Eylül Romanı (2023)
- Kuşbakışı (2024)
- Doktor Elması - Bir Kurtuluş ve Kuruluş Hikayesi (2024)
Çocuk Kitapları :


