Yapıt Hakkında

Mimar Sedef Hanım’ın İzmir’deki sakin ve huzurlu yaşamı 2002 yılında kuzeninden aldığı bir telefonla sarsılır. Ödemiş’in Gölcük yaylasında dedesinden kalma aile evinin üzerinde bulunduğu caddenin adı değişmiştir. Hâlbuki o cadde Cumhuriyet kurulduğundan beri Sedef’in dedesi Doktor Mustafa Şevket Bengisu’nun adını taşımaktadır. Sedef işin aslını anlamak ve dedesine yapılan bu yanlışı düzeltmek için Gölcük’ün yolunu tutar. Belediyeye itirazını dile getirir ancak sonuç alamaz. Uğradığı muamele çok canını sıkar ve dava açmaya karar verir. 

Göl kenarındaki serin, sessiz ve sakin çocukluk anılarıyla dolu dedesinin evine gelmek Sedef’i geçmişe götürür. Anneannesinin bir zamanlar kendisinin ödevi için yeni harflere çevirip hazırladığı anılarını bulan Sedef, yıllar sonra bunları tekrar okumaya başlar. Sedef’in geçmişe yaptığı bu yolculuk, evin kâhyasının oğlu küçük Mustafa ile yaptığı sıcak ve sevimli sohbetlerle bugüne taşınır ve Sedef’i hiç beklemediği bir öğrenme, hatırlama, sorgulama ve idrak sürecine sokar.  

Okur bir yandan Sedef’in hikâyesini takip edip davanın sonucunu merak ederken bir yandan Sedef’in anneannesi Suat Hanım’ın kurtuluş ve kuruluş sırasında yaşadıklarına tanık olur bir yandan da eserin esas kahramanı Doktor Mustafa Şevket Bey’in sıra dışı yaşamını öğrenir. 

Ödemişli olan Doktor, Osmanlının yetiştirdiği askeri bir hekimdir. Paris’te ihtisas yaptığı günlerde Ödemiş’i Paris yapma hayali kurar. 1905 yılında Şam’da Mustafa Kemal ile tanışan Doktor, daha o günlerde Mustafa Kemal’in fikirlerini benimser. 1908 ve 1911 yılında Trablusgarp’ta birliktedirler. Aynı çadırda kalıp memleketin geleceğine ve kurtuluşuna dair hayalleri birlikte kurarlar. Çanakkale cephesinde yine yan yanadırlar. Buralarda Doktor’un Mustafa Kemal ile birlikte yaşadıkları öyküde tüm ayrıntılarıyla aktarılır. 

Okur, Yunan işgali ile birlikte milli mücadelede yer alan Doktor’un Ödemişlilerin gerçekleştirdiği İlkkurşun cephe savaşındaki rolünü, Alaşehir’e geçmesini, İzmir milletvekili olarak ilk meclise gelişini ve özel bir görevle Mustafa Kemal Paşa tarafından Rodos’a gönderilmesini, orada yürüttüğü casusluk faaliyetlerini ve İtalyanlardan silah alımını organize etmesini ve kurtuluş sonrası Ödemiş’e dönüşlerinin ayrıntılarını hem Suat Hanım’ın hem de Doktor’un penceresinden izler. Kurtuluşla birlikte yeni bir ülkenin kurulma süreci başlar. Mustafa Kemal Paşa, Doktor’u milletvekili olarak yanında ister ama Doktor Ödemiş’i Paris yapma hayaliyle yanıp tutuşmakta, Ödemiş’e belediye başkanı olmayı istemektedir. Milletvekilliği için hemşerisi Saraçoğlu Şükrü Bey’i önerir Paşa’ya. Saraçoğlu’nun siyasi kariyeri de Doktor sayesinde bu şekilde başlar. 

Doktor, yeni kurulan bir ülkede pek çok yokluğa ve ekonomik sıkıntıya rağmen Ödemiş’i gerçekten küçük Paris yapmayı başarır. Ödemiş ülkemizin ilk elektrik gelen ilçesidir. İlk elektriklenen köyler Ödemiş’in köyleridir. Ayrıca Ödemiş Doktor sayesinde toprak reformunun yapıldığı pilot bölgelerden olur. Devrimlerin Ödemiş’teki yansımalarını ve yarattığı değişimi hem Doktor’un yaşamından hem de Suat Hanım’ın anılarından izler okur/seyirci. Suat Hanım harf devrimiyle birlikte Yeni harfler okuluna yazılır ve üçüncü çoğuyla birlikte yeni harflerle okuma yazma öğrenir. Şapka devrimiyle birlikte İzmir’e şapka almaya koşar. Cumhuriyetin ve Türk devriminin periferdeki bir kadının yaşamında yol açtığı dramatik değişimi Suat Hanım’da çok net görürüz. Bir zamanlar erkeklerin yanına çarşafsız ve destursuz giremeyen Suat Hanım’ın yaşamı, kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını almasıyla Ödemiş’te kürsüye çıkıp teşekkür konuşması yapmaya doğru evrilir. 

Doktor ise ömrünü Ödemiş’in ve memleketin kalkınması yoluna adar, yapılamaz denilen tüm işleri bilgi, bilinç, azim, kararlılık, strateji ve sevgiyle başarır. Bu başarının en somut örneği Suat Hanıma göre Ödemiş’in su işlerini yapan Fransız şirketin Ödemişlilere ve Doktor’a hediye olarak Paris’tekinin aynısından bir havuzlu parkı Ödemiş’e yapmasıdır. Sedef’e göre ise dedesinin aşısını İtalya’dan getirip, bataklıkları kurutarak yaylada oluşturduğu elma bahçelerinde ürettiği ve köylüye aşısını ücretsiz dağıttığı Doktor Elması’dır.

Peki Sedef açtığı davayı kazanabilecek midir? Hatırlama ve unutma süreçleri bu öyküyü nereye taşıyacaktır?

Öyküde yer alan tüm tarihi karakterler gerçektir. Doktor Mustafa Şevket Bengisu ve eşi Suat Mısırlıoğlu Bengisu’nun anıları, nitelikli bir tarih araştırması ve konunun uzmanlarından alınmış tarih danışmanlığının üzerine oturtularak yazılmıştır.