Yapıt Hakkında

Bu dünya olmayan bir dünyada ve bugün olmayan bir zamanda ama bizim gibi insanların bizimkiler gibi şehirlerde yaşadığı Yeşil Dünya adlı bir diyarda, annesiyle birlikte yaşayan Yüreğiyle Bilen Çocuk, adının anlamını bulacağı bir maceraya atılacağı günü beklemektedir. Yeşil Dünyanın kadim geleneğine göre orada yaşayan herkes bir gün adını gerçekleştirdiği bir macera yaşamakta ve bu macerayı başarıyla tamamlayanlar adını hak etmektedir. Her insan adını hak ettiğinde yaşamın kaynağı olan Hayat Ağacında yeni dallar yeşermekte ve benzersiz çiçekler açmakta, hayat böyle bir döngüyle sürmektedir. Yüreğiyle Bilen Çocuk, değişik bir isme sahiptir. O yüzden nasıl bir macera yaşayacağını, neyi yüreğiyle bilmesi gerektiğini ve adını gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini çok merak etmektedir. 

Yüreğiyle Bilen Çocuğun macerası penceresine bir baykuş gelmesiyle başlar. İşitmeyi Bilen Çocuk ile tanışması ve baykuşun lisanını birlikte çözmeleri sonucu nasıl bir maceraya atılmaları gerektiğini anlarlar. Cep telefonlarından, tabletlerden yayılan uyuşukluk virüsü nedeniyle birbirlerine iyilik yapmayı unutan insanoğlu yüzünden doğal yaşam tehlikeye girmiştir. Yüreğiyle Bilen Çocuk, bilen çocukları bulmak, takımı kurmak ve doğayı kurtarmakla görevlidir. Kendilerine yol gösterecek “Bilen Çocukların Maceraları” adlı bir kitap vardır. Önce o kitabı bulurlar. Ardından kitabın içindeki bilmeceleri birer birer çözerek zorlu ve tehlikeli bir maceranın içinde ilerlemeye başlarlar. Çok geçmeden Görmeyi, Dokunmayı, Tatmayı ve Koklamayı Bilen Çocuklar ekibe katılır. Beş duyuyu temsil eden Bilen Çocuklar, altıncı hissimizi temsil eden Yüreğiyle Bilen Çocuk liderliğinde takımlarını oluştururlar.

Ancak kötülüğün yaptığı karanlık plan tıkır tıkır işlemektedir. Kötülük Yeşil Dünya’daki yaşamın kaynağını yani Hayat Ağacını yok etmeyi amaçlamaktadır. Kötülüğün planının başarıya ulaşması için insanoğlunun iyilik yapmayı unutacak kadar uyuşmuş olması gerekmektedir. Bunu sağlayacak bir virüs geliştiren kötülük, virüs laboratuvarını da Hayat Ağacının köklerinin altına saklamıştır. Kötülük geliştirdiği bu uyuşukluk virüsünü tabletler, cep telefonları ve televizyonlarla insanoğluna bulaştırmakta ve yaymaktadır. Bilen çocukların vazifesi çok zordur ama bu görevi başarmaktan başka çareleri de yoktur. İnsanoğlunun açgözlülüğüyle, cahilliğiyle ve uyuşukluğuyla başa çıkamazlarsa Yeşil Dünya yok olacaktır. 

Bilen çocuklar iyiliğin yanında saf tutarak kötülüğe karşı mücadele ederler. Bu mücadelede doğanın tüm iyilik varlıkları, hayvanlar, bitkiler, Pu-Hu, Kam Dede, Kam Nine ve Yer-Su Ana yanlarındadır. Dünyanın tüm bilgisine ulaşmayı başardıklarında yapmaları gerekenin doğru kodları yazıp insanoğlunun yüreğine dokunmak olduğunu anlarlar. Bilmeceleri çözerek ilerledikleri zorlu ve tehlikeli maceranın sonunda Bilen Çocuklar yaşadıkları dünyayı sanatla iyileştirmeyi başarırlar.

İkinci kitapta da aynı kahramanların başka bir gezegende yine iyilikle kötülük arasındaki savaşta aynı bilmecelerle ilerlediklerini ve başka bir gezegeni daha kurtardıklarını görürüz. Birinci kitap basıldıktan sonra çocuk okurlardan gelen taleple ikinci kitap kaleme alınmıştır.

Öyküde yer alan bilen çocuk karakterleri tamamen kurgudur. Tüm öykü bilim kurgu şeklinde yazılmıştır. Öte yandan doğayı koruma, doğa ile uyum içinde yaşama gerekliliği, hayat ağacı kavramı, iyilik ve kötülüğün hiç bitmeyen savaşında iyilik varlıklarının kötülük varlıklarıyla mücadelelerinde yer alan olay ve kahramanlar Türk Mitolojisinden ve şamanizmle ilintili kavramlardan kaynak almaktadır.