Shakespeare’in Vasiyeti

Tek kişilik müzikli bir kadın oyunu olan “Shakespeare’in Vasiyeti”; büyük yazar Shakespeare’in cenazesinin olduğu gün, karısı Anne Hathaway’in elinde kocasının vasiyetiyle eve gelişini, vasiyeti okumadan önce hayatını anlatışını ve finale doğru vasiyeti okuduğunda gösterdiği tepkiyi konu edinmektedir. Anne küçüklüğünü, Shakespeare’le tanışmalarını, evlenmelerini, çocuklarını ve tiyatro için kendisini bırakıp şehre gidişini, yıllarca birbirlerinden uzak kalmalarını ve yalnızlığını kimi zaman anlatarak kimi zaman canlandırarak, kimi zaman mizahi kimi zaman romantik bir dille seyirciye sunar.

 

Çevirmenin notları :

“Shakespeare’in Vasiyeti”, Shakespeare hayranlarını belki de biraz kızdıracak bir oyun. Monolog şiirsel ama kinayeli de. Dünya çapında, hemen hemen herkesin adını bildiği kült bir yazar kimliğine farklı bir bakış açısı. Biraz da bu nedenle alternatif bir oyun. Dört başı mamur şiirsel bir biyografik dram beklentisini de bozuyor. Şiir sadece biçimde, özde değil. Hatta sadece dizeler var. Ben de bu dize yapısını koruyarak çevirdim oyunu. Anne bir yandan hayatından kesitler sunarken, sanki bir yandan da bir lirizm parodisi yapıyor. Nasıl ki Shakespeare eşinin ismine nazire olarak 145 numaralı soneyi yazdıysa, Anne de adeta bir şiir dehası olan kocasına, ironik bir bakış getiriyor. Dolayısıyla bu eserde iş oyunculukta ve elbette oyuncuya sağlam bir çerçeve sunacak rejide bitiyor. Sözüm ona şiirli konuşan ama yazarın da önsözünde uyardığı gibi hiç de şiirsel davranmayan bir Anne var karşımızda. Ya da tam anlamıyla şiirsel davranmayan, diyelim. O nedenle yazar; oyuncu dönemsel, lirik, reveranslı oynamasın diyor. Bilindiği üzere Anne kocası öldüğünde altmış yaşındaydı. Yine aynı nedenlerle yazar, orta yaşlı bir kadın oyuncu yeter diyor. Gerçekçi bir tarihi dram değil sonuçta bu oyun. Kocası tarafından ihmal edilmiş, yanız bırakılmış bir kadının durumu gözler önüne seriliyor. Ve hayata tutunuşu…

Ben de çevirirken metnin parodik kimliğini ön plana çıkartabilmek için şiirsel dille oynadım. “Kelimeler, kelimeler, kelimeler” demiş ya Shakespeare “Hamlet” oyununda, Anne de tıpkı kocası gibi kelimelerle oynuyor sanki. Büyük şairin karısı, şiir denemeleri yapıyor. Ya da ben çevirimde böyle bir yaklaşımı benimsedim diyebilirim. İpuçları da yok değil orijinal metinde. Mizah var, alay var, ironi var…

Anne üç çocuğuyla birlikte ihmal edildiği için hem “sitem” hem de sevdiği adamdan uzak kaldığı için “özlem” duyuyor. “Nefret” ve “uzak” kelimeleri de metnin bel kemiğinde. Ve Anne tüm bu hislerini, bir kadına benzettiği denizle özdeşleştiriyor. Deniz oyun boyunca bir metafor olarak kullanılmış.

Tiyatro, radyo ve televizyon için eserler üreten yazar Vern Thiessen, Kanada’nın oyunları en çok oynanan yazarları arasında. Tiyatro oyunları çeşitli dillere çevrilmiş ve Kanada, Amerika ve Avrupa’daki çeşitli tiyatrolarda sahnelenmiş. Thiessen ayrıca pek çok ödülün de sahibi.

Her ne kadar yazarın notlar bölümünde belirttiği gibi beste ve şarkı sözleri için belli birileri varsa da oyuna izin dahilinde yeni müzikler de yapılabilir kanımca. Hatta mümkünse, birkaç enstrümanın eşlik ettiği canlı müzikli oyun da olabilir. Yurt içinde veya dışında düzenlenen monodrama ve/veya Shakespeare festivallerinde, alternatif bir oyun olarak yer alabilir diye düşünüyorum.

Aile hayatına, kadın erkek ilişkilerine, adanmışlığa, toplumsal sıkıntılara, salgın hastalıklara, aşka ve sanata dair pek çok şey var oyunda. Shakespeare tiyatro aşkı uğruna şehre giderken “güven bana” dediğinde, Anne diyor ki “ben nasıl güvenebilirim ki anlamadığım bir şeye”. Ama yine de evlilik yeminini bozmuyor ve güveniyor. Shakespeare de ona “sen bana hayatımı verdin” diyor. Sonuçta bir kurgu bu oyun ama ilk okumaya başladığımda bir kadın olarak Anne’le empati kurup Shakespeare’e kızdığımı söyleyebilirim. Ama finaldeki sözleriyle, o büyük dil ve oyun ustasına, o büyük şaire hakkını teslim edişi yüreğime su serpti. Dolayısıyla yapım dramaturgisinde ve rejide yazarın dehasına vurgu yapacak düzenlemeler yapılmalı derim. Özellikle oyunun finalinde. Zira Shakespeare; tarih boyunca, neredeyse tüm ülkelerde, defalarca, çeşitli dillerde ve türlü çeşit şekilde oyunları sahnelenen büyük bir oyun yazarı. Anne Hathaway, kızma bana…

 

 

Yazar : Vern Thiessen
Çevirmen : Servet Aybar
Tür : Monodram
Bölüm : Tek Perde
Oyuncu adedi : 1 Kadın

 

 

Yapıt Hakkında

Yazar : Vern Thiessen

Servet Aybar

Çevirmen : Servet Aybar

Tür : Monodram

Bölüm : Tek perde

Oyuncu Bilgisi : 1 K

Yeni Yabancı Oyunlar / Türkçe Kategorisine Geri Dön