Hayalet Hikâyeleri
Paranormal olayları inceleyen, alaycı ama sevimli bir adam olan Profesör Goodman, düzenlediği paranormal olaylar konferansında katılımcılara, yani seyirciye hitap ediyor ve yavaş yavaş herkes neşeli bir dersin katılımcısı oluyor; bu derste doğaüstüne inananların veya 'algılayıcıların' doğası anlatılıyor. Goodman daha sonra kendisini bile şaşırtan üç hikâyeyi anlatıyor ve işte burada “Hayalet Hikâyeleri” başlıyor.
Yıllarını hayalet hikayelerini araştırmaya veren Profesör Goodman, tüm araştırmalarından aklında kalan ve mantıklı cevaplar bulamadığı bu 3 hikayeyi, paylaşırken işler giderek garipleşiyor. Her şey çok mu normal görünüyor? Sadece bekleyin.
Paranormal olayların akademik bir şekilde özetlenmiş tarihçesiyle dinleyicilerini sıkmaya başladığı anda, Goodman'ın üniversite araştırmasının bir parçası olan üç kayıtlı röportajdan ilkiyle tanışıyoruz. Her biri gerçekten tüyler ürpertici ve kendi başlarına birer hikaye niteliğinde.
Ancak Hayalet Hikayeleri'nin asıl zekâsı, sıradanlığı ve tekinsizliği kullanmasında yatıyor. Yeni doğmuş bir bebeğin odası, müziği sonuna kadar açık bir arabanın içi, loş ışıklı bir gece bekçisi kulübesi… yüzeyde bunlar rahat, ev gibi yerler. Ta ki Dyson ve Nyman'ın ellerine geçene kadar. Evet, korku bekliyoruz – sadece başlık bile baştan beklentiler oluşturuyor – ama her şeyde sinsice ilerleyen, kurnaz bir incelik var ki bu da oyunu keyifli hale getiriyor.
Tüm yaşananların sadece bir hikayeden ibaret olup olmadığı ise oyunun en büyük kırılma noktası ve son derece şaşırtıcı bir sonuç. En önemlisi; oyun, izleyicilerden oyunun sırlarını başkalarına anlatmamalarını isteyen bir uyarı ile sona eriyor. Karanlıktan korkanlar bu oyuna bilet almaya cesaret edebilecek mi?
Çevirmenin Notu:
Parapsikoloji profesörü Philip Goodman paranormal olaylara inanmıyor – ya siz?
Normalde bu noktada olay örgüsünün özetini veya bazı arka plan bilgilerini verirdim, ancak Hayalet Hikayeleri'nin en büyük zevklerinden biri, büyük ölçüde spoiler içermeyen, modern bir gizem olmasıdır. Çevirmen olarak ben de öyle yapacağım! Ancak size söyleyebileceğim şey, Hayalet Hikayeleri'nin, ilk kelimeden son kelimeye kadar gerilimi en iyi şekilde koruyan, gördüğüm en iyi korku oyunu olabileceğidir.
Hayalet Hikayeleri'nin asıl zekâsı, sıradanlığı ve tekinsizliği kullanmasında yatıyor. Yeni doğmuş bir bebeğin odası, müziği sonuna kadar açık bir arabanın içi, loş ışıklı bir gece bekçisi kulübesi… yüzeyde bunlar rahat, ev gibi yerler. Ta ki oyunun yazarları Dyson ve Nyman'ın ellerine geçene kadar. Evet, korku bekliyoruz. Sadece başlık bile baştan beklentiler oluşturuyor ama her şeyde sinsice ilerleyen, kurnaz bir incelik var ki bu da oyunu dehşet verici bir keyif haline getiriyor. Bu noktada birkaç önemli yorumu paylaşmak zorundayım.
“DAHİYANE DERECEDE KORKUTUCU” Daily Express
“IŞIKLAR AÇIK UYUMAK ZORUNDA KALDIM” Metro
“GERÇEK ANLAMDA KORKUTUCU VE EĞLENCELİ” Sunday Times
“KUSURSUZ ŞEKİLDE HAZIRLANMIŞ BİR EĞLENCE AKŞAMI” Time Out- Critics Choice
“PARLAK VE DERİNDEN RAHATSIZ EDİCİ” The Daily Telegraph
Hayalet Hikayeleri hakkında sırlarını ifşa etmeden konuşmak çok zor, ancak şunu kesinlikle söyleyebilirim ki, bu, iyi yazılmış bir hikayeye ve heyecan verici efektlere sahip.
Eğer hiçbir şey bilmeden giderseniz, pişman olmayacaksınız ve gösterinin sonunda kendinizi gişede bir bilet daha alırken bulacaksınız!
Kahramanların kaygılarının, bir kanalizasyondaki su gibi sayfalardan sızıp, onları yakalayacağından hiç şüphe yok ve seyirciler de bu dehşetin bir parçası olacak ve bunun sadece bir oyun olduğunu kendilerine hatırlatmaları gerekecek.
Yapıt Hakkında
Çevirmen : Burçin Eminoğlu
Tür : Korku
Bölüm : Tek Perde
Oyuncu Bilgisi : 4 E
Yeni Yabancı Oyunlar / Türkçe Kategorisine Geri Dön
