Koleksiyoncu

 

İngiliz Edebiyatı’nın önemli isimlerinden John Fowles’un ses getiren romanı “Koleksiyoncu” Mark Healy tarafından oyunlaştırılmıştır. Modern Edebiyat’ın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen “Koleksiyoncu”; sahiplenme, gözü kör bir tutku ve takıntılı bir aşk hikayesi üzerine kuruludur. Sıradan ve mülayim biri olan memur Frederik Clegg’e çıkan piyango onun bütün hayatını değiştirir. Piyangodan çıkan para sonrası şehre uzak bir ev alarak oraya yerleşen Clegg, bir kadının ihtiyaç duyabileceğini düşündüğü çeşitli eşyalarla evi donatır. Daha sonra, önceleri uzaktan takip ederek hayranlık duyduğu güzel Miranda’yı kaçıracak ve hobisi kelebek koleksiyonculuğu yapmak olan bu adam, evdeki mahzene onu da hapsedecektir.
Hikâye boyunca; bu kaçırma sonrası, bir kişinin diğerini adeta koleksiyonunun bir parçası hâline getirme sürecinin tüm heyecan verici ve trajik sonuçlarını görürüz.

 

 

Çevirmenin notları :

“Koleksiyoncu” insanın bilinçaltında karanlık kalan yönlere ışık tutan, büyüleyici anlatısıyla kişiyi tümden ele geçirebilecek kadar etkili bir metin. Kelebek deyince akla gelen kısa ömürlülük, belki ele geçirilmez görünen naiflik; kelebek koleksiyonu yapabilmeyi adeta bir canilik olarak algılamamıza sebep olabiliyor. Oysa koleksiyoner açısından farklı şekillerde savunulabilir bir durum koleksiyonculuk. İnsanın karanlık yönüne dair çok münasebetsiz bir metafora dayalı olduğu için bu kadar başarılı ve etkileyici bir anlatı belki de Koleksiyoncu. Büyüleyici güzellikteki Miranda’nın uğradığı eziyet; öte yandan bir adamın karanlık tutkularına ışık tutuyor. Modern zamanda insanların bir kısmının diğerine yaptığı eziyet de doğrudan alışılagelmiş işkenceler, direkt bir silah alıp eyleme geçirilmiş katillik şeklinde olmuyor zaten; eziyet, çoğu kez tutku adını alabiliyor; önemseme, sahiplenme adı altında ötekini tahakküm altına almak, kendi istediği şekle sokabilmek, belli koşullar altında onunla olmayı zorlamak gibi bir yığın psikolojik şiddet, kendinde “sevgiden dolayı(!)” her şeyi yapabilme cesaretini bulmak da
günümüzün çeşitli işkence yöntemleri. “Seni seviyorum; ama kendi istediğim şartlar altında” diyen bilinçdışının can
bulmuş hâli Koleksiyoncu.

Mark Healy’nin uyarlamasıyla birlikte seyirci Clegg’in dünyasına giriyor ve hikayenin dinamik yapısı sayesinde dehşetin seyredilebilir hâline tanıklık ediyoruz. Karakterlerin arada bir yalnız kalmaları ve monoglarına şahit olduğumuzdan bu yoğun psikolojik savaşın karakterler üzerinde yarattığı tahribata da, aralarındaki çatışma kadar tanık oluyoruz. Bu da metnin çok katmanlı yapısını ve dramatik açıdan kuvvetini bir kez daha ortaya çıkarıyor.

Sınıfsal farklılık, şüphe, gerilim, tutku, kurnazlık, bir çeşit baştan çıkarma, büyüleyici olduğu kadar rahatsız edici
olabilen insan doğasına dair oldukça etkileyici bir metin “Koleksiyoncu”.

 

 

Yazar : John Fowles
Uyarlayan : Mark Healy
Çevirmen : Gizem Ertürk
Tür : Dram
Bölüm : 2 perde
Oyuncu adedi : 1 Erkek – 1 Kadın

 

 

 

 

Sahnelendiği Tiyatrolar

İkinci Kat, İstanbul (2021-2022)

 

 

 

Yapıt Hakkında

Yazar : John Fowles

Gizem Ertürk

Çevirmen : Gizem Ertürk

Uyarlayan : Mark Healy

Tür : Dram

Bölüm : 2 Perde

Oyuncu Bilgisi : 1 Erkek - 1 Kadın

Oyun Arşivi Kategorisine Geri Dön