Nefes Nefese

“NEFES NEFESE”, geçmişte yaşamış ünlü dört kadının, nefes nefese yaşanmış aşkları, hayatları ve mücadelelerinin hikâyesidir. Kendi tercihleriyle çizdikleri hayat yolunda, taviz vermeden, boyun eğmeden inandıklarını savunan ve mücedele veren bu dört kadın, MATA HARİ – AYHAN AYDAN – FURUĞ FERRUHZAD – CAMILLE CLAUDEL’dir.

Bu kadınların ortak özelliği çok güçlü kişiliğe sahip olmaları, kendi alanlarında çok başarılı olmaları; ancak buna karşılık yaşadıkları ülkelerde ve dönemlerde hakim sistem ile karşılarına dikilen kişiler ve kuruluşlar tarafından kendi çıkarları uğruna göz göre göre harcanmaları ve aşağılanmalarıdır.

Oyun, dört kadın oyuncu tarafından oynanacak, her biri, yarım saat civarında süren monologlarıyla başlarından geçenleri aktaracaklardır. Tek bir erkek oyuncu, yükleneceği farklı ve kısa rollerle bu anlatılara destek verecektir.

Oyun içinde her kadın ikişer şarkı söyleyecek, oyunun sonunda ise bir şarkıyı hep birlikte söyleyeceklerdir. Bu şarkılar EYLEM PELİT tarafından bestelenmektedir. Pelit oyuncu kadınların seslerine göre gerekli düzenlemeleri yapabilecektir.

İlk sahnede, geçen yüzyılın en ünlü kadın casusu olarak tanınan MARA HARİ’nin aslında casusluk yapmadığı, yapamadığı; becerisizlerini örtmek peşindeki İngiliz, Fransız, Alman istihbarat teşkilatlarının kurduğu kumpas sonucu boşu boşuna idam edildiği anlatılmaktadır. Çok yıl önce ortaya çıkmış olan bu gerçek hâlâ kamuoyu tarafından bilinmemektedir. İki yıl önce yayımlanan “Casus” adlı romanıyla Paulo Coelho konuyu bir kez daha gündeme getirmiştir.

İkinci sahnede, Yassıada Mahkemelerinde görülen “Bebek Davası” sırasında tanık olarak dinlenen, sabık ve sakıt Başbakan Adnan Menderes’in büyük aşkı, opera sanatçısı AYHAN AYDAN’ın ifadesinin yer aldığı duruşma ile başlamaktadır. Bu mahkemede herkes korku içinde, boynu bükük ifade vermiş, bir tek Ayhan Aydan ünlü, “Ben onu çok sevdim hâkim bey!” sözleriyle çok sağlam kişiliğini ortaya koymuştur. Sahne, Ayhan Aydan’ın, Menderes ile tanışmalarından itibaren gelişen bu aşkı ve sonrasını anlatmasıyla sürmektedir.

Üçüncü sahnede, Rıza Şah Pehlevi zamanında yaşamış, İran edebiyatının en ünlü kadın şairi FURUĞ FERRUHZAD’ın hikâyesi anlatılmaktadır. Türkiye’de az tanınan Furuğ, ülkesinde kadın hakları, kadının özgürlüğü ve İran edebiyatında kadının yer alabilmesi için büyük mücadele vermiş, kalemi çok güçlü bir şairdir. Çok genç yaşında bir trafik kazasında hayatı sonlanmıştır. Yazdığı dört şiir kitabı Türkçe’ye çevrilip yayımlanmıştır. Oyunda kullanılan şiir çevirilerini yapan Haşim Hüsrevşahi’den gerekli izin alınmıştır.

Dördüncü sahnede, Fransız kadın heykeltraş CAMILLE CLAUDEL yer almaktadır. Ünlü Fransız erkek heykeltraş Auguste Rodin’in öğrencisi, sevgilisi ve ortağı olan Camille, kendini kabul ettirebilmek için erkeklerin egemen olduğu sanat dünyasında büyük mücadele vermiş, zamanla yer edinmiş; fakat üstün sanatı nedeniyle bir süre sonra Rodin’i gölgelemeye başlamıştır. Geçirdiği ruhi bunalımlar sonucunda ailesi tarafından tımarhaneye kapatılan Camille, bunun suçlusu olarak kendisini kıskanan Rodin’i görmüştür. Camille, hiçbir şekilde heykel yapmasına izin verilmeksizin ömrünün son 30 yılını tımarhanede geçirmiş ve orada ölmüştür. Fransa’nın Camille’e hakkı olan saygıyı göstermesi çok uzun zaman almış, ancak 2017 yılında doğduğu kentte adına bir müze açılabilmişitir.

 

Yazar : Şefik Onat
Oyunun Türü : Müzikli Dram
Bölüm : 2 Perde
Oyuncu adedi:  1 Erkek – 4 Kadın

 

Yapıt Hakkında

Şefik Onat

Yazar : Şefik Onat

Tür : Müzikli Dram

Bölüm : 2 Perde

Oyuncu Bilgisi : 1 Erkek - 4 Kadın

Yeni Yerli Oyunlar Kategorisine Geri Dön