Mişir

 

Mişir Ağa, Van Ercis’te yaşanan bir toplumsal gerginlik sonrası batıya sürgün edilen kürt ağa ve çevresindeki köylülerin öyküsü. Mişir Ağa, sürgün emrini aldığında 35_40 yaşlarında varlıklı, saygın bir ağadır. Sürgün olarak gönderildiği Amasya’ya İki çocuğu ve eşiyle birlikte (ailesini koruyarak) ulaşana kadar elinde kalan nakit varlığını tüketmiştir. Amasya’nın çeltik çiftliği sahibi eşraflarından bir Bey’e zimmetlenen Mişir Ağa, af çıkana dek geçen süre içinde çeltik tarlalarında çalışır. O yılların büyük sağlık sorunu olan sıtmayla oğlunu ve eşini kaybeder. Çok güzel bir genç kıza dönüşen kızına ise çiftliğin beyi göz koyar. Sürgünlerin köylerine dönmelerine izin veren 1950 affından yararlanarak; zayıflamış, ihtiyarlamış, kavrulmuş olarak kendi köyüne döner. Mişir’in köylüleri onun topraklarını paylaştıkları gibi dönüşünde kendisine “Mişir Ağa” yerine “çıplak Mişir” ismini takmaktan geri durmazlar. Köyün yakınında devlet su işleri baraj inşaası yapmaktadır. Baraj inşaatının müteahhidi ise Amasya’daki beyin (işlediği bir suçtan ötürü kaçak yaşayan) oğludur. Mişir, kendisine ( yaşlı ve yorgun olduğu için) işe gitmeden yövmiye ödemek isteyen bey oğluna minnet borcunu ödemek için bir somun taze ekmekle çılgınca akan Zeylan çayından geçmeye çalışırken kaybolur,yiter gider. Mişir, yaşanmış trajik bir öyküdür.

“Kayadan kopan çiçek batakta yaşamaz”

Cengiz Toprak’ın Mişir Ağa isimli destansı şiirinden yola çıkarak yazılan oyun milliyetçi, düşmanlaştırıcı bir dile düşmeden ve Kürt/Türk karşıtlığına saplanmadan yurttaş/insan özelinde ve demokrasi değerleri çerçevesinde yazılan bir oyun. Ülke yönetim anlayışının demokratik yöntemler kullanmamasının yol açtığı sosyo ekonomik ve kültürel yıpranma, toplumun ve bireyin kaçınılmaz olarak yıkımına neden olmaktadır. Devletin hukuksuzlukla aradığı çözüm yolları, hangi yörede, hangi bölgede olursa olsun başkaca hukuksuzluklara yol açmaktadır. Olumsuz koşullarda yönetilen toplumlarda bireysel değer yargılarının yeterli çözüme katkı sağlayamadığını, tam tersine haksızlığın bulaşıcı bir virüs gibi yaygınlaştığı bir gerçekliktir.

 

 

Yazar : Gülşen Karakadıoğlu
Tür : Çağdaş Tragedya
Bölüm : 2 Perde
Oyuncu adedi:  5 kadın – 20 erkek (bazı oyuncular farklı rolleri oynayabilir)

 

 

 

Yapıt Hakkında

Loading...