Mavi Hamak

 

Emrah Eren’in Kitap İçin Yazdığı Önsözden :

Çok şükür, “Türkiye’de oyun yazılmıyor, yeni oyun yazarı yetişmiyor!” klişesini daha az duyar olduk bugünlerde. Buna katkı sağlayanlardan biri de, genç yaşına rağmen oldukça olgun bir iç görüyle insana dair bir bakış açısı oluşturabilmiş olan Yusuf Dündar.

Sahne yönergesi olarak “Çağlardan bir çağ, vakitlerden bir vakit. Geçmiş, gelecek veya bugün; hepsi mümkün.” diye başlıyor Yusuf Dündar’ın son oyunu “Mavi Hamak”. Gerçekten bu metinde olanları, istediğiniz zaman ve mekânda düşleyebilirsiniz; çünkü “Mavi Hamak”ın ele aldığı konular hakkında Antik Çağlar’dan Uzay Çağı’na pek bir şey değişmiş değil.
Objektif olmamız, rasyonel bir bakışla bakmamız gerekirse dünyamıza; hâlâ büyük bir çoğunluğun doğal kaynağa ulaşmak için “birbirleriyle savaşan ilkel kabile” anlayışından sıyrılamadığını görüyoruz içimiz acıyarak. İnsanlık, biriktirdiği onca bilgiye ve edindiği onca tecrübeye karşın hâlâ hevesle kan döküyor. Bunu büyük ölçeklerde, biteviye ve acımasızca yapıyor. Savaşlarda yitirilen her hayatın, her düşün artık yalnızca sayılara indirgendiği bir tarihe ulaştık anlaşılan. Gelebildiğimiz nokta bu.
Tigra ve Luvi, büyük bir insanlık suçunun kurbanlarıyken intikamın kıssası seçeneği karşısında boşuna bocalamıyorlar; çünkü insan, ne olursa olsun öz niteliğini korumak için var olur. Nefret ve intikamın karşısında iyileşmek, barışmak seçeneği hep vardır. Her kış bağrındaki her çiçeği, her yeşili öldürdükten sonra baharda yaşam veren doğa gibi, insanın acı çekme kapasitesi de derin intikam isteği kadar büyüktür. Tüm bunlara rağmen sevgiye sığınma kabiliyeti yoksa nasıl bahsedebiliriz insan olmanın değerinden?

“Mavi Hamak”ta Türkiye’yi de, 1600’lerin Amerika’sını da, 20. yüzyılın Avrupa’sını da görmek mümkün. Tigra ve Luvi bu zamanların herhangi birinde, herhangi bir tarihte yitirmiş olabilirler geçmişteki huzurlu yaşamlarını. General’in üniformasının rengini de siz seçin. Hangisini görürseniz görün, bu yüzleşmeden kaçmayın ama. Çünkü insanlığın acımasızlığıyla yüzleşmek zorundayız. Her birimiz. Ancak böyle iyileşebiliriz.
Düşünce: Hem Eski hem de Yeni Dünya’da bilinen büyük soykırımların üzerinden öyle çok da uzun zaman geçmediği gibi, yenileri de sürüyor. Sadece öyle alıştık ki ırkçılığa, savaşa ve toplu ölümlere, tepki gösterme sorumluluğumuzu ve yeteneğimizi kaybetmiş gibiyiz. Ancak yazarlar, bu yeteneği beraberinde getirdiği tüm acılara rağmen korur. İnsanın çektiği acıları anlatan her yazar, o acıyı varlığının derinlerinde taşır. Kelimeleriyle insanlığın açık yaralarının bir parçasını yalayarak iyileştirmeye çalışır. “Mavi Hamak”ta da yazar, bir iyileşme modeli olarak tartışılan kısasa kısası odağa alarak soruyor: “Kanı kan temizler mi?”

 

 

Yazar :  Yusuf Dündar
Tür : Dram
Bölüm : Tek Perde
Oyuncu adedi:  2 erkek – 1 kadın

 

Yapıt Hakkında

Yusuf Dündar

Yazar : Yusuf Dündar

Tür : Dram

Bölüm : Tek perde

Oyuncu Bilgisi : 2 erkek - 1 kadın

Yeni Yerli Oyunlar Kategorisine Geri Dön