Evdeyim Aşkım

2019 Laurence Olivier, En İyi Yeni Komedi Ödülü

“Eskiden ‘nostalji’ bir hastalık kabul edilirmiş, biliyor musun? Sinir hastalığı. Şimdiki gibi, “ürün satmak için bir reklam stratejisi” değil. Hele hiç yaşamadığın bir dönemin özlemini çekmek… 50’ler 50’lerde bile böyle değildi! ‘Heteroseksüel, beyaz bir erkek’ değilsen sana o ütopyayı yaşatırlar mıydı sanıyorsun?”

Çoğumuzun yabancı olmadığı bir his; özellikle internette her yerin, her dönemdeki fotoğraflarını, videolarını görüp hiç yaşamadığımız dönemleri özlemle anmak. Dönem filmlerine, dizilerine bakıp iç geçirmek, bu dönemde doğduğumuza hayıflanmak, zaman makinesiyle o yıllara gitmek istemek. Oysa yaşadığımız geçmiş dönemlerin bile en sıkıntılı anlarını unutup yalnızca güzelliklerini hatırlarken, hiç yaşamadığımız geçmişin bu kadar mükemmel olduğundan nasıl emin olabiliriz?

Laura Wade’in incelikle yazılmış bu kara komedisinde, nostalji takıntısını fazla ileriye götürüp bütün hayatlarını 50’li yıllara göre yaşamaya karar vermiş bir çifti izliyoruz. Annesiyle birlikte feminist bir komünde mutsuz bir gençlik geçirmiş olan yönetici pozisyonundaki Judy, modern çağın karmaşasından ve belirsizliğinden bunalmıştır. İzlediği filmlerden, okuduğu kitaplardan özendiği fakat hiç yaşamadığı 50’li yıllar, ona göre çok daha basit, sınırların ve rollerin belirli, insanların ise çok daha hoşgörülü ve nazik olduğu bir dönemdir. İzlediklerini ve okuduklarını âdeta birer kılavuz olarak kabul eden Judy, bu döneme meyli olan kocası Johnny’yi de ikna eder ve işini bırakıp ev hanımı olur. Johnny işten yorgun argın gelen ev reisi, Judy ise ona hizmet eden, terliklerini getiren, yemeğini yapan, bir dediğini ikiletmeyen eş rolünü büyük bir adanmışlıkla oynamaya başlarlar. Evlerini o yıllara göre döşer, yalnızca o yıllara ait eşyaları kullanır, o yıllara göre giyinir, hatta o yıllardaki gibi konuşurlar. Judy evine gözü gibi bakar ve misafirlerini müthiş bir titizlikle ağırlar. Dışarıdan resim gibi, pırıl pırıl, mükemmel bir evleri, evlilikleri ve hayatları vardır.

Ancak bir süre sonra Johnny’nin işiyle ilgili sorunlar ve maddi sıkıntılar baş göstermeye başlar. Zamanında kadın hakları için mücadele etmiş feminist anne Sylvia’nın baskısı artar; çevre, eş dost ve Johnny’nin iş arkadaşları durumu giderek daha da yadırgar. Bütün bunların üzerine, taraflardan biri artık hayal dünyasından çıkıp gerçek hayata dönmek isteyince büyü hızla bozulmaya başlar.

Ödüllü oyun yazarı Laura Wade’in son oyunu Home, I’m Darling, ilk kez 2018’de Londra’da sahnelendi ve büyük beğeni topladı. Modern evliliklerde cinsiyet rolleri, feminizmin anlamı, nostalji takıntısı ve iş yerlerinde taciz gibi birçok farklı konunun işlendiği bu muhteşem kara komedi, 2019 yılında En İyi Komedi dalında Laurence Olivier ödülü aldı.

Basından…

“Zekice, komik ve hüzünlü. Kesinlikle izlenmeye değer.” – Independent

“Cinsiyet ayrımının güncel bir analizi olan Home, I’m Darling, kadınların neler isteyebileceği ve bunlara başarıyla nasıl ulaşabileceği gibi önemli soruları sormayı başarıyor.” – The Guardian

“Eğlendirici olduğu kadar düşündürücü olan birinci sınıf bir oyun. İster feminist, ister evcimen bir tanrıça, ister ikisinin ortası olun, etkileneceğiniz garanti.” – Broadway World

“Feminizm, cinsel taciz, hatta fantezi ev dekorasyonunu ele alan bir oyun izlemek harika.” – The Times

 

Yazar : Laura Wade
Çevirmen : Eda Söylerkaya
Tür : Kara Komedi
Bölüm : 2 perde / 11 sahne
Oyuncu adedi : 2 Erkek – 4 Kadın

 

 

 

Yapıt Hakkında

Yazar : Laura Wade

Eda Söylerkaya Atalay

Çevirmen : Eda Söylerkaya Atalay

Tür : Kara Komedi

Bölüm : 2 Perde

Oyuncu Bilgisi : 2 E – 4 K

Yeni Yabancı Oyunlar / Türkçe Kategorisine Geri Dön