Çocuklar

 

Hazel ve Robin, eskiden mühendis olarak çalıştıkları bir nükleer santralde meydana gelen felâketten sonra, aynı bölgede güvenli bir alanda bulunan tanıdıklarına ait bir kulübede yaşamaya başlamışlardır. Pek çok açıdan kısıtlı bir yaşamları vardır. Buna rağmen sağlıklı bir hayat sürmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar, çünkü Hazel yaşlılığın hayatın yeni ve heyecanlı bir bölümü olduğuna inanmaktadır… Bir gece, bir zamanlar nükleer santralde birlikte çalıştıkları arkadaşları Rose, 38 yıl sonra haber vermeden onları ziyarete gelir. Rose ve Robin geçmişte bir ilişki yaşamış ve bu ilişki Robin’le Hazel’ın evliliği süresince de devam etmiştir. Bu hiç gün ışığına çıkarılmamış olsa da, aslında her şeyin farkında olan Hazel, bu yüzden Rose’un gelmesinden tedirgin olur. Ancak Rose’un o gece gelmesinin sebebi çok farklıdır. Geçmişte kurulmasına yardım ettikleri nükleer santralde yine bazı sorunlar yaşanmaktadır. Radyasyon seviyesi yükselmiştir ve orada çalışan genç insanlar bu sorunlarla baş etmeye çalışmaktadır. Rose, geçmişte orada çalışmış belli bir yaşın üstünde olan insanları bir araya getirerek, orada çalışan gençlerin hayatlarını, geleceklerini kurtarmayı amaçlamaktadır. O gece oraya Robin ve Hazel’dan kendisine katılmalarını istemek için gelmiştir. Yani bir anlamda onlardan ölümü göze almalarını ister… Bu sırada da ; geçmişleriyle, hayatlarıyla, seçimleri ve kendileriyle ilgili her konuda yüzleşecek, hesaplaşacaklardır…

Çevirmenin notları :

Oyun ; nükleer istasyonda çalışmış üç eski nükleer enerji mühendisinin yaşamlarından yola çıkarak,
temelde gezegenimizin ve çocuklarımızın geleceği için hepimize düşen görev ve sorumluluklara odaklanıyor. Genel olarak aile bağları temelinde şekillenen kişisel problemler, kimi zaman duygusal kopmalara, kimi zaman da sert tartışmalara sebep oluyor. Aralarındaki aşk, dostluk, arkadaşlık, kıskançlık ve aldatma gibi insanî duyguların sebep olduğu sorunlar, sonunda vicdanlara yenik düşüyor ve zaten yaşlı – hasta olan bedenler gençler için feda ediliyor. Yaşama ve çevreye olan duyarlılık, meslekî sorumlulukların ışığında her şeyin üstünde tutuluyor…

Yazar bir röportajında, oyunda ; nükleer gücü bir metafor olarak insanın doğaya yaptığı müdahaleleri ve bunun doğurduğu sonuçları anlatmak amacıyla kullandığını söylerken, oyunda da, bu sorumlulukları almamız gerektiğinde acaba kaçımız elini taşın altına koyup kendi hayatımızı feda edebiliriz sorusunu soruyor ve bilim insanlarının da birer anne, baba, sevgili, karı koca ve çocuk sahibi olan vicdan sahibi bireyler olabileceklerini hatırlatıyor…

Üzerinde yaşadığımız bu gezegen için bize düşen en büyük sorumluluk nedir ?
Çocuklarımıza nasıl bir gelecek bırakmak istiyoruz ?

Oyun ; iklim değişikliğinin yarattığı sonuçlara ek olarak, ayrıca çevreye verdiğimiz zararlara, seçimlerimize, sonuçlarına, sevgiye, yaşlılığa ve hayata dair pek çok şeye değinirken, aslında yetişkin olsak da zaman zaman hepimizin sorumluluktan kaçan çocuklar gibi davranabildiğine ve bunun sonuçlarının da pahalıya mal olabileceğine güçlü vurgu yapan, evrensel konusuyla toplumda her dönem karşılığı olabilecek, sürükleyici, başarılı ve çarpıcı bir oyun…

2018 yılında Tony Ödülleri’nde “En İyi Yeni Oyun” dalında aday gösterilmiş olan oyun, İngiltere’deki başarısının yanı sıra, Broadway’de de büyük ilgi görmüş, ayrıca Avusturalya’da da sahnelenmiştir…

 

 

Yazar : Lucy Kirkwood
Çevirmen : Ekin Tunçay Turan
Tür : Dram
Bölüm : Tek perde
Oyuncu adedi : 1 erkek – 2 kadın