Hayal Satıcısı

Falcı Serpil‘in öyküsünden bir kesit gercek bir yaşam öyküsünden alınmıstır. Aile içinde şiddet görerek en dibe vuran Kadife‘nin kendine Falcı Serpil‘le yeni bir kimlik yaratarak yeniden varetmesini anlatıyor. Eril sistemin izin verdiği çerçevede yükselmeyi başaran Serpil‘in yaşaması diğer kadınları yine bu sistemin kodlarıyla ezmesine ve sömürmesine bağlıdır.Daha somut bir deyişle Serpil’in mucizevi başarısının sırrı eril zihniyette yatmaktadır.Ancak mutsuzluğunun kökenleri de yine bu zihniyetin uzantısıdır.Oyunun geçtiği zamanda Serpil ellili yaşlarındadır.

Oyun izleyici salonunu ve sahneyi kuşatan bir Fal Kahvesi`nde gecer. Fal Kahvesi‘nde olup bitenler ve Kadife/ Serpil‘in iç dünyası (düşünceleri, duyguları, hayalleri) içiçe girer.İtalyan sahne kullanılıyorsa Falcı Serpil‘i oynayan oyuncu oyunun akışına göre sahneden inip izleyicilerin arasına karışır. İdeal olan Falcı Serpil’in ortada oynaması böylece sahne ile izleyici salonunun bütünleşmesidir.

Yazarın notları :

Kadife/Serpil birgün özgürlüğüne kavuşabilecek mi? Hangi kimlikle?Nasıl? Oyunun daha ilk anda polisiye tadında bir gerilim yaratan dramatik kurgusu Kadife/ Serpil’in arayışını gündeme getiriyor. Oyunun baslangıcında Serpil fal kahvesindeki zengin müşterileri izleyiciyi de oyuna katarak canlandırır.Bu süreçte onun kişiliği ve yaşamı ile ilgili pek çok ipucu yakalarız. Oyun ilerledikce Kadife/Serpil’in öyküsünün parçaları mozayik taşları gibi birbirini tamamlar. Kadife’nin yaşadığı aile içi şiddet, Serpil’i yaratmasıyla birlikte şiddet döngüsünden kurtuluşu, Fal Kahvesi’nin yağlı müşterileri ve sırları bir bir ortaya dökülür.

Serpil‘in fal bakması ve müşterileri üzerine ileri geri konuşması yabancılaştırmaya dayanan cok sesli bir oyunculuğu kosulluyor. Taşlamanın ağırlığını oluşturan bu sahneler yer yer karamizah özellikler taşıdığı gibi oyuna interaktif özelliğini de veriyor.

 

Yazar : Zehra İpşiroğlu
Tür : İnteraktif bir taşlama
Bölüm : Tek perde
Oyuncu adedi : 1 kadın