Biyografi

(Fertek köyü/Niğde, 1 Şubat 1930 – İstanbul, 21 Ağustos 2006) Öykücü, romancı. Saadet Hanım ile işçi Ahmet Buyrukçu ’nun oğlu. Çocukluğu Niğde, Manisa ve Yalova köylerinde bahçecilik yapan babasının yanında geçti; daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul ’a göç etti. Öğrenimini orta ikide bıraktı, küçük yaşta çalışma hayatına atıldı; İstanbul ve İzmir ’de aşçı yamaklığı, kunduracılık, inşaat işçiliği, frezecilik, Son Telgraf gazetesinde müstahdemlik gibi işlerde çalıştı. 1951 ’de askerlik dönüşü bir süre kalorifercilik ve hal kâtipliği yaptıktan sonra Toprak Mahsulleri Ofisi ’nde memur olarak çalışmaya başladı; 1971 ’de bu kurumdan emekli oldu. TYS ve Edebiyatçılar Derneği üyesiydi.

1945 ’te yayımladığı ilk şiir kitabıyla adını duyurdu. İlk öyküsü (“Yıkılan Yuva”) 1945 ’te Son Telgraf gazetesinde çıktı. 1946 ’da Tanin gazetesinin açtığı öykü yarışmasını kazandı ve bu tarihten başlayarak gazetelerde magazin- öyküleri yayımlandı. Kendi deyişiyle “ilk eli yüzü düzgün” öyküsü “Kâbuslu Bir Gece” 1953 ’te Yeditepe ’de çıktı; bunu Yenilik ’te çıkan “Boşver Mehmet Ağa” izledi. Öyküleri daha çok Yeditepe, Yenilik, Kaynak, Mavi ve Varlık dergilerinde görüldü. Dışardaki Rüzgâr adlı romanı Hürriyet gazetesinde tefrika edildi.

Duygusallığın egemen olduğu ilk öykülerinde gözlemlere dayanan ve günlük yaşamdan alınan konuları gerçekçi bir dille yansıttı. Kendisini “gerçekçilik ve İkinci Yeni akımlarıyla iç içe” gördüğünü söyledi. Daha sonraki öykülerinde ise “dıştan içe, olaylardan anlattığı insanların dünyasına yöneldi; çağrışımlarla yürüyen, ayrıntıların değerlendirildiği bir öykü anlayışını benimsedi. Otobiyografik özellikler taşıyan romanlarında da benzeri anlatımı geliştirdi” (A. Özkırımlı). H. Aktunç ’un değerlendirmesine göre “Muzaffer Buyrukçu, gerçekçi öykümüzde kalıplaşmış özü ve içeriği, öz ve içerik seçimini, kalıplaşmış biçimi ve biçemi kıran ilk yazarlardan sayılabilir.” Ö. Yağcı ise “Türkçeye egemenliğin, dile saygı ve sevginin, anlatım rahatlığının ve sürükleyiciliğin verdiği güçle kendi edebiyatını kurduğu”nu belirtti.

İkinci kitabı Acı ’da, Behçet Necatigil ’in saptamalarıyla, kahırlı hayatlar üzerinde gözlemlere paralel, iç dünyaları yansıtma ustalıkları da gösterdi. Korkunun Parmakları ’ndaki on bir öyküsünde de İstanbul ’un kenar mahallelerinden seçtiği kahramanların iç dünyalarını vermeyi ön plana alarak olayları, soyutlamaların ardına gizledi. Evlilik teması üzerine kurulu üç öyküden oluşan Kuyularda ’da ekonomik ve toplumsal bunalımları mecazi bir dille verdi. Kişileri ve bakış açıları aynı olan ve altı başlıksız öyküden oluşan Bulanık Resimler bir uzun öykü niteliğindedir. İstanbul ’a yerleşmiş bir ailenin hayatını anlatan Kavga ise öykülerden oluşmasına rağmen roman özelliği gösterir.

1967 ’den sonra roman ve günlük türlerine yöneldi. Son yıllarda özellikle edebiyatçıların yaşamlarından ve düşüncelerinden kesitler verdiği günlükleriyle ilgi topladı. Bazı öyküleri İngilizce, Fransızca, Rusça, Bulgarca ve Lehçeye çevrilmiştir.

Ödülleri: 1946 Tanin Gazetesi Öykü Yarışması Ödülü; Korkunun Parmakları ile 1959 Dost Dergisi Birincisi; Bulanık Resimler ile 1962 TDK Hikâye Ödülü; Kuyularda ile 1963 Otağ Dergisi En Beğenilen Öykücü; Kavga ile 1968 Sait Faik Hikâye Armağanı; Yüzün Yarısı Gece ile 1994 Yunus Nadi Öykü Armağanı ve 1994 Haldun Taner Ödülü.

Kaynak: Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi

Bütün Yapıtları

 

Öyküleri:

 

Romanları:

 

Günlükleri:

  • Arkası Yarın (1976)
  • Sıcak İlişkiler (1982)
  • Dillerinde Dünya (1985)
  • Sayılı Günler (1986)
  • Arkadaş Anılarında Orhan Kemal (1984)
  • Anında Görüntü (1992)
  • Dünden Bugüne (1997)
  • İlişkiler Arasında Bir Gezinti (1998)
  • Yaşadığımız Ve Yaşananlar (2000)
  • Kıbrısa Selam (1987)