Otelde Cinayet

Arlene Miller, ikinci el araba satıcısı olan Paul Miller’la evlidir. Ancak mutlu değildir ve ailenin diş hekimi Mitchell Lovell’la aşk yaşamaktadır. Paul’den kurtulmak için onu öldürmeye karar verirler. Bir plân yapıp Paul’ü Noel gecesi otele çağırırlar. Paul başkasıyla buluşacağını düşünürken onlarla karşılaşınca şaşırır. Arlene onunla mutsuz olduğunu, Mitchell’la aşk yaşadığını ve boşanmak istediğini söyler. Ancak Paul buna asla yanaşmaz. Bunun üzerine plânladıkları gibi onu sandalyeye bağlayıp, su dolu küvete atarlar. Boğulduğunu düşünerek odadan ayrılırlar. Ancak Paul kurtulmayı başarır…

Altı ay sonra, 4 Temmuz’da yine aynı otelin başka odasında Arlene, Mitchell’ı arayarak kendini öldüreceğini söyler. Bu sırada daha önceden haber verdiği Paul odaya gelir. Arlene, Mitchell’ın kendisini aldattığını bu yüzden intihar edeceğini anlatır. Paul onu kendini öldürmemesi için ikna etmeye çalışır. Ancak Arlene’in gözü dönmüştür, anlattıklarıyla Paul’ün de kendini kaybederek “Mitchell’ı öldüreceğim !” demesine sebep olur. Bundan faydalanan Arlene, Paul’e aldığı silâhı verir ve Mitchell geldiğinde onu vurmasını söyler. Paul başta itiraz etse de sonunda ikna olur. Mitchell gelir. Tam yatağa gittikleri sırada Paul ortaya çıkar ama onu vurmaz. Suçun üstlerine kalmaması için başka bir yol bulmuştur. Mitchell’a kendini pencereden atmasını söyler. Bu sırada Mitchell, Arlene’i aldattığı için ne kadar üzgün olduğunu, onu ne kadar sevdiğini anlatır. Arlene etkilenmiştir. Paul kendini atmayan Mitchell’ı pencerenin dışında kovalamaya başlar. Arlene’in kafası karışmıştır, yardıma ihtiyacı olduğunu düşünerek odayı terk eder. Kendi imkânlarıyla odaya girmeyi başaran Mitchell da odadan ayrılır. Son olarak pencereden odaya giren Paul tam Arlene’in uyku haplarını içecekken vazgeçer…

Bu olayın üzerinden altı ay geçmiştir. Yılbaşı gecesidir. Yine aynı otelin bir başka odasında bu defa Mitchell ve Paul, bir başkası için kendilerini terk eden Arlene’i öldürmek için plân yapmış, onu uygulamaya koymak üzeredirler. Onun odaya gelmesini sağlayacak, geldiğinde ise hazırladıkları idam sehpasında onu asacaklardır. Başkasıyla buluşacağını düşünen Arlene odaya gelir. Onları görünce şaşırır. Plânlarını öğrenince de onları ikna etmeye çalışır. Ancak kararlı olan Paul ve Mitchell, ilmiği Arlene’in boynuna geçirip, ipi çekerler. Bu sırada Mitchell’ın ucuzluktan aldığı defolu ip kopar. Arlene kurtulup yatağın altına kaçar. Paul yakalaması için Mitchell’ı peşinden yollar. Ancak ikili yatağın altında tekrar yakınlaşır. Bunu gören Paul delirir ve önce ikisini sonra da kendisini öldüreceğini söyler. Sonra vazgeçer önce kendini öldürmeye karar verir, ancak bu sırada kalbine bir ağrı saplanır. Kalp krizi geçirdiğini zanneden Mitchell ve Arlene telâşlanırlar. Neyse ki Paul iyileşir. Birbirlerini öldürmekten vazgeçerler. Oyun mutlu sonla biter…

Çevirmenin notları :

Oyun ; ne istediğini tam olarak bilmeyen evli bir kadınla, ailenin diş hekimi olan kendini beğenmiş sevgilisi ve kadının onu çok seven, ona son derece sadık kocası arasında geçen karmaşık bir aşk ilişkisini ve yaşanan olayları anlatır…

Kadınlar okumaya ve bilinçlenmeye başlayıp erkek egemen toplumun kendilerine biçtiği sınırların dışına çıktığında, onlar için her şey değişebilir ya da değişmelidir diyebilir miyiz ? Eğer zihnimizde yaşadığımız en büyük karmaşa hislerimizle ilgiliyse, aşırı bencilliğin en büyük dayanağı da zayıf ve eksik bir ‘öz farkındalık’ mıdır ? Peki ya bencillik ? Bir sınırı var mıdır, varsa nerede başlayıp nerede bitmelidir ? Âşık olduğumuz insana sevgimizi göstermenin tek yolu sadece ona istediklerini almaksa, bu da bir tür bencillik değil midir ? Sevdiğimiz insanın ihtiyaçlarını sadece bu şekilde karşılayabileceğimizi düşünmek ne kadar doğrudur ? Ve… Aşkta her şey mübah mıdır ? Cinayet bile !?

Oyun, karmaşık bir aşk üçgeninde yaşanan komik olayları son derece esprili bir dille anlatırken ; aslında kadınlar ne ister, çocukluğumuzda bize doğru olduğu söylenen şeylerin hayatta karşılığı
var mıdır, dürüst olmak, çalışkan olmak mutlu olmanın garantisi midir, mutlu bir evliliğin temeli sadakate mi bağlıdır, bireylerin özgür seçimleri gerçekten mutluluğun anahtarı olabilir mi, olabilirse nereye kadar olabilir vb. soruları sorduruyor…

Dünyanın pek çok yerinde oynanmış ve halen oynanmakta olan oyun ; ilginç ve renkli oyun kişileriyle, başarılı kurgusu, dinamik yapısı, hızlı temposu ve esprileriyle seyircinin çok keyifli bir deneyim yaşamasını sağlayacak başarılı bir komedi…

 

Yazarlar : Sam Bobrick & Ron Clark
Çevirmen : Ekin Tunçay Turan
Tür : Komedi
Bölüm : İki perde
Oyuncu adedi : 2 erkek – 1 kadın