Mayıs Sineği

“Sırf küçük bir köyde yaşıyoruz diye herkes birbirini tanıyordur zannediyorsun. Ama yine de kaybolup gidebiliyoruz işte. Burada bile. Birbirimizin yanı başında bile kaybolabiliyoruz. Bunun kanıtıyım ben.”

“Bana veda eder misin? Lütfen? Sadece, ‘Elveda, anne…’ de, olur mu? Ve beni sevdiğini söyle.”

Bir Mayıs günü. Bir nehir kenarı. Ben, tanımadığı bir genç adam olan Harry tarafından nehirden çıkarılır. Düştüğünü iddia etmesine rağmen Harry, adamın intihar etmeye çalıştığını anlamıştır. Harry, normalde hiçbir zaman bu yolu kullanmadığından bahseder; sanki bir şeyler Ben’e yardım etmesi için onu buraya çekmiştir. Paylaştıkları bu tuhaf anın üzerine bir süre konuştuktan sonra Harry, çalıştığı ve artık kapanan Ayı adlı bara, Ben de evine gitmek üzere ayrılırlar. Ben, eve gidince karısı Cat ona yıldız falından, önemli birinin bugün ansızın karşısına çıkacağından bahseder. Ben ise ona eskiden sürekli gittikleri Ayı barın kapandığını haber verir. Nehirde yaşadıklarından ve ‘birine’ benzettiği Harry’den ise bahsetmez. Cat, geçmişlerinde çok önemli bir yeri olan bara veda etmek istese de Ben onunla gitmek istemez. Aralarında konuşulmayan bir acı, bir mesafe vardır.

Aynı gün. Bir yıldan beri üzerindeki askerî kamuflaj kıyafetini çıkarmayan Loops, yıllar önce gittiği kampta hoşlandığı çocuğu dışarı davet etmek için annesinin babasıyla tanıştığı gün giydiği kırmızı elbiseyi giymeye karar verir. Çocuk, bildiniz, Harry’dir.

Aynı gün. Ayı’ya veda etmeye giden Cat, şarabını içerken sürekli olarak aradığı numarayı tekrar aramış, telesekretere uzun uzun konuşmaktadır. Bu sırada Harry’yle tanışır ve onunla kimi zaman tuhaf, kimi zaman esprili, kimi zamansa hüzünlü bir sohbet eder. Ben gibi o da Harry’yi ‘birine’ benzetmiştir. Ayrılırken ondan, gün içinde herhangi bir an gözlerini kapamasını ve kadının yüzünü görmeye çabalamasını ister.

Aynı gün. Loops ile Harry randevuları için bir tepede buluşup mantar ararlar. Harry’nin bu mantarları aramasının sebebi hem para kazanmak hem de depresyonda olan babasına yardımcı olmaktır. Buldukları mantarı yiyip rahatsızlanınca Harry Loops’u arabayla evine getirir. Burada annesi Cat ve babası Ben ile karşılaşınca üçü de şaşkına döner. Birbirleriyle tanışmalarını ayrıntı vermeden konuşup konuyu kaparlar. Ben, kızının kustuğu gömleğini çıkarttırıp Harry’ye bir futbol takımı tişörtü verir. Cat ise kötü koktuğunu iddia ederek çocuğa ilk karşılaşmalarında da sıksın diye ısrar ettiği deodorantı sıktırır. Harry ile yalnız kaldıklarında Cat, kocasının giderken masanın üzerine bıraktığı telefonu alır. Bu, sürekli olarak arayıp sesli mesaj bıraktığı telefondur. Harry’den o telefondaki ‘Annem’ yazılı numarayı arayıp kendisine veda etmesini, onu sevdiğini söylemesini ister. Annesi üç yıl önce evi terk edip kaybolan Harry, kadının isteğini yerine getirir. Bu an ikisini de derinden etkiler. Yaşadıkları bu duygulu dakikaların üzerine Ben, Loops’la birlikte döner. Loops, çocuğun üzerindeki tişörtü görünce şaşırır fakat bozuntuya vermez. Masada da çocuğu oturmak üzere olduğu sandalyeden kaldırıp oranın boş kalmasını ister. Yemeğe oturduklarında Harry annesinden bahsedip ağlar. Bunun üzerine Ben de, adını ağzına bile alacak gücü bulamadığı oğlu Adam’dan nihayet bahseder ve gün boyunca küçük ayrıntılarla kendini belli eden hüznün kaynağı nihayet ortaya çıkar: Loops’un abisi Adam, bundan tam bir yıl önce kendini nehrin yanındaki ağaçta, üzerinde ordunun verdiği kamuflaj kıyafetleriyle asmıştır. Onu kardeşi Loops bulmuş, o günden sonra ne o, ne de annesiyle babası eskisi gibi olabilmiştir. Harry’nin üzerindeki tişört de, sıktığı deodorant da, Cat’in sürekli arayıp telesekretere konuştuğu telefon da, Loops’un üzerinden çıkarmadığı kamuflaj kıyafeti de aslında Adam’a aittir. Hiçbiri ona veda edememiş, yaşananları biraz olsun geride bırakamamış, hayatlarına devam edememiştir. Ta ki ölüm yıldönümü olan, Harry’nin üçünün de hayatına girdiği bu mayıs gününe kadar. Harry, bir yıl boyunca doğmayı bekleyen mayıs sinekleri gibi sanki o günü beklemiş, nihayet hayatlarına doğmuş ve kendisi de dahil her birine yeni bir başlangıç, yeni bir hayat bahşetmiştir.

Çevirmenin notları :

Travmaya, özleme, hayata tutunmaya ve başlangıçlara dair sürükleyici bir oyun olan Mayıs Sineği, her yeni günün yeni bir umut olduğunu, kimi zaman sıkışıp kaldığımız karanlıktan asla çıkamayacağımızı düşünsek de ‘hiç beklenmedik bir anda’ birinin çıkagelip bizi yeniden hayata döndürebileceğini, tek yapmamız gerekenin birbirimize tutunmak olduğunu hatırlatıyor.

 

 

Yazar: Joe White
Çevirmen : Sevda Deniz Karali
Tür : Dram
Oyuncu adedi : 2 erkek – 2 kadın