Ebedi Barış

Kapalı bir alanda, üç köpek uykudan uyandıklarında nerede oldukları anlaşılmasın diye önceden ilaçla uyutulduklarını fark ederler. Terörle mücadele eden K7 grubuna katılmak isteyen yüz köpek elenmiştir ve finale sadece bu üç köpek kalmayı başarmıştır. John-John azılı bir kırma köpektir ve terörle mücadele eğitimi almış donanıma sahiptir. Odin, zeki bir sokak köpeğidir ve bir Rottweiler’dır, olağanüstü koku alma becerisi ile bilinir. Immanuel bir Alman Çobanıdır ve diğerlerinden farklıdır. Vahşi değildir ve iyi koku alamaz. Ama oldukça zekidir, K7’ye katılmayı istemesinin çok özel bir sebebi vardır.

Köpekler Cassius ve İnsanoğlu tarafından test edilirler. Cassius bir K7 gazisidir ve yaşlı bir Labradordur, topallıyordur ve tek gözü kalmıştır. K7 için bir kişi seçilecektir ve başarılı olan adaya K7’nin beyaz tasması hediye edilecektir.
Adayları eleyecek üç sınav kalmıştır. Birinci sınav, yeni bir izi koklayarak çözmeleri beklenmektedir. Koku konusunda uzman olan Odin bu bölümde başarılı olduğuna inanmaktadır, John-John da en iyi kendisinin olduğunu düşünmektedir. Bu durum ikisinin neredeyse birbirini boğazlamaya kadar gider. Bu sırada Immanuel ise birilerinin olanları izleyip izlemediğini davranışlarının da sınavın bir parçası olup olmadığını düşünmektedir.

Bir zaman sonra, John-John odadan çıkartılıp fiziksel bir teste tabi tutulur. Onun yokluğunda, Odin Immanuel’e güçlerini birleştirip birlikte John-John’u saf dışı bırakmayı önerir. Ama Immanuel gizli taktiklere başvurmayı reddeder. John-John geri döner ve Immanuel’i teste alırlar. Odin John-John’a o yokken Immanuel’in onun hakkında salak olduğunu ima ettiğini söyleyerek onu kızdırmayı başarır. Odin John-John’u Immanuel’i öldürmeye ikna eder. Böylelikle Immanuel geri döndüğünde Odin’i içeri teste alırlar, John-John ise saldırmaya hazırdır. John-John güçlü olabilir ama Immanuel daha zekidir. John-John’a Pascal’ın Bahsinden söz eder, var olsun ya da olmasın bir Tanrıya inanmanın, onun varlığına inanmayıp öldükten sonra var olduğunu fark etmekten daha iyi olduğu fikrine inandırır ve John-John’un dikkatini dağıtır. John-John bu fikre hayran kalır.

Odin geri getirildiğinde, Cassius ikinci sınavı başlatır. Bu terörizm hakkında bir testtir. Sorulardan bir tanesi terörizmin tanımıdır. Biz sadece Odin’in ne yazdığını ya da aslında yazmadığını öğreniriz. Soruya cevap yazmamıştır, terörizm ve demokrasi gibi kelimelerin boş kavramlar olduğunu, bunların çoğu zaman insanlar tarafından manupule edildiğini söyler. Onun doğru nedir, yanlış nedir hakkındaki şüphelerini üçüncü sınav sırasında öğreniriz. Bu sınavda her köpek kendinden bahsetmesi gerekiyordur. Odin kendi şaibeli iş deneyiminden sınava tabi tutulur. Odin lakayt bir biçimde paragöz olduğunu ima eder, en yüksek ücreti ödeyen için çalıştığını kabul eder.

Bütün köpeklere yaptığı gibi, Cassius Odin’e kendisini getiren insan hakkında ne düşündüğünü sorar. Odin, insanları ve insan davranışını umursamadığı için, kendisini tasmayla getiren kişiyi fark etmediğini söyler. Aynı soru John-John’a sorulduğunda, eğitimi sırasında öğrendiği kafiyeli cümleyi söyler, bütün köpekler sahiplerinin eşidir ve birbirlerine sahip çıkmalıdırlar. Son olarak Immanuel’i sınava tabi tutarlar. Cassius Immanuel’in felsefe bilgisine hayran kalır, Immanuel sahibi Isabel’in felsefe öğrencisi olduğunu açıklar. Şaka olsun diye ona Immanuel Kant adını vermiştir. Immanuel daha önceden kendisine çok kötü davranan eski sahibini öldürdüğünü itiraf eder. Isabel farklıdır. Immanuel ona yol gösteren köpektir, her yere birlikte gitmişlerdir. Ama maalesef bir terör saldırısında Isabel ölmüştür. Immanuel bu vahşete seyirici kalmıştır ve bir şey yapmaya karar verip K7’ye seçilmek için başvurmuştur.

Eleme sınavlarının sonuna yaklaşırken, Cassius son bir test daha olmaları gerektiğini açıklar. İnsanoğlu onlara terör ile bağlantısı olan bir adamın ellerinde olduğunu açıklar. Köpekler bu masum olma ihtimali olan adama işkence yapıp gerekli bilgiyi almak için işkence yapıp yapmamaya karar vermelidirler. Adam suçlu bile olsa, İnsanoğlu, adama işkence yaptıklarında onların seviyesinde düşüp düşmeyeceklerini sorar? Bu ikilem John-John’u sinirlendirir çünkü o emir almayı öğrenmiştir. Tek başına karar vermesini bilemez. Sonuç olarak, Paskal’ın Bahsinden etkilenen John-John adama işkence etmenin, bir çok kişinin hayatını riske atmaktan daha iyi olacağı sonucuna varır. Odin de bu fikre katılır ve adamın bulunduğu odaya doğru yönelirler. Immanuel’in de bu konuda ne düşündüğünü öğrenmek isteyen İnsanoğlu tarafından geri püskürtülürler. İmmanuel felsefi bilgiye sığınarak adama işkence yapmanın hiçbir kabul edilecek yanı olmadığını söyler. İnsanoğlu Immanuel’in idealizmi ile dalga geçer, Immanuel kabul etsin ya da etmesin gelecekte barışı sağlamak için biraz şiddetin gerekli olduğunu provoke etmeye çalışır

Oyunun sonunda, John-John ve Odin tutsak olan adamın bulunduğu odaya doğru yönelirler. Immanuel onları geri döndürmeye çalışır ve rakipleri tarafından öldürülür. İnançları uğruna ölür, John-John ve Odin de kendi inançları uğruna onu öldürürler.

Çevirmenin notları :

İspanya’nın uluslar arası çapta tanınan çağdaş drama yazarı, felsefeci ve matematikçi Juan Mayorga’nın Ebedi Barış Oyunu 3 K7 Köpeği’nin: bir Rottweiler, bir Doberman ve bir Alman Çoban Köpeği’nin ünlü beyaz tasmayı alamak için yarışmasını anlatır. Aynı zamanda terörizmle mücadeleyi, dünya barışı, politik ve sosyal konuları bu özel köpeklerin gözünden ve felsefe süzgecinden anlatan çok katmanlı, zekice yazılmış, çarpıcı bir düşünce metnidir.

Oyun dünyanın bir çok yerinde defalarca oynanmış ve ödül almıştır.

Türkiye’de ilke kez Entropi Sahne tarafından sahnelenen Ebedi Barış; Direkler arası küçük salon en iyi erkek oyuncu (Sedar Yeğin),  5.Yeni Tiyatro Emek ve Başarı Ödülleri Türkçeye katkı ödülü (Canan Şahin) almıştır

 

 

Yazar : Juan Mayorga
Çevirmen : Canan Şahin
Tür : Politik-Felsefi
Bölüm : 1 perde
Oyuncu adedi : 5 erkek ya da 5 kadın ya da 4 erkek 1 kadın