Yapıt Hakkında

Şöyle başlar: “1903 senesi sonbaharında ve yağmurlu bir gecede, Aydın’ın Nazilli kazâsına yakın Kuyucak köyünü eşkıyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler.” Soruşturmaya gelenlerden kaymakam Selâhattin Bey, dokuz yaşında yetim kalan Yusuf’u evlatlık alır, Nazilli’ye götürür. Karısı Şahinde ve üç yaşındaki kızı Muazzez’den kurulu bir ailenin reisi olan kaymakam, bir yıl sonra Edremit’e atanır. Yusuf okula verilir, fakat okuma yazma öğrenince okulu bırakır. Karısının basitliği, şirretliği yüzünden, kaymakam büsbütün içkiye ve kumara dadanmıştır. Muazzez onüç, Yusuf ondokuz yaşına gelir. Bir gün bayram yerinde fabrikatör Hilmi Bey’in oğlu, kasaba kabadayısı Şakir, salıncağa binen Muazzez’e sataşınca, Yusuf’tan dayak yer; o hınçla da Muazzez’i almaya and içer, babasıyla beraber bir plan kurar: Bir sarhoşluk gecesinde kaymakam, fabrikatöre 320 altın borçlanır, senet vermek zorunda kalır. Bu senet yüzünden Muazzez’in, ahlâk düşkünü o aileye gelin gideceğini anlayan Yusuf, bakkal Şerif Efendi’nin oğlu Ali’ye koşar. Ali’nin, Muazzez’de gönlü olduğunu bilmektedir. Ali, gereken parayı annesinden sağlar, borç ödenir, Şakir’deki senet yırtılır. İçten içe zaten Muazzez’i sevmekte olan Yusuf, arkadaşı Ali’yi dolandırmış olmamak için, genç kızdan kaçmaya başlar. Bir süre sonra bir düğünde havaya silâhlar atılırken, Şakir’in tabancasından çıkan bir kurşun, Ali’yi öldürür. Rüşvet ve hile ile, yardakçıları, Şakir’i kurtarırlar. Kaymakamda kalb hastalığı başlamıştır; heyecanlanması yasak edildiği için kaymakam, kaymakamı düşünerek de Yusuf müdahale etmezler bu işe. Onuruna düşkün Yusuf, Ali’nin ölümüyle Muazzez’den daha da uzak durur. Bayram yerindeki dayağın öcünü almak, yeminini yerine getirmek için fırsat kollayan Şakir, Şahinde Hanım’ı kandırır. Annesi tarafından zorlanan Muazzez de Yusuf’tan ümidini kesmiş, Şakir’e gitmeye karar verir. Muazzez’in bağda Şakir’le buluşacağını öğrenen Yusuf bir yaylıya atlar, bağa gider, seslenir. Çarşafsız, başörtüsüzdür Muazzez; gelir ve Yusuf, Muazzez’i kaçırır. İndikleri köye giden kaymakam, onları Edremit’e getirip evlendirir, Yusuf’u tahrirat kâtibi yapar ve çok geçmeden ölür. Yeni kaymakam İzzet Bey, otuzunu aşkın, bekâr, çapkın ve eşrafla, hele Şakir’le, Şakir’in babasıyla sıkıfıkı ahbaptır. Yusuf’u tahrirat kâtipliğinden alır, süvari tahsildarı yapar. Yusuf at sırtında köyleri dolaşırken Şahinde Hanım’ın evi, kaymakamın, jandarma komutanının ve Şakir’in çalgı çengi yeri olmuştur. İçkiye alıştırılan Muazzez de, önleyemediği bir düşüşle, iffetini yitirmektedir. Fakat bir gece Yusuf, birden çıkagelir: Elindeki kamçı önce kaymakam İzzet Bey’in suratında şaklar, sonra masa çevresindekilere rasgele savrulur. Lamba devrilmiş, sönmüştür. Şakir, tabancasına sarılırsa da, Yusuf atik davranır, peşpeşe ateş eder, karanlık odada en küçük hareket bile kalmamıştır. Yusuf seslenir, karısını bulur, omuzlar ve atını Balıkesir taraflarına mahmuzlar. Muazzez yaralıdır, ortalık ağarırken ölür. Karısını gömen Yusuf, atını dağlara doğru sürer.

Eser, Edremit pitoreskini duyarlıkla verişiyle de memleket edebiyatı çığırının, gerçekçilik ve tasvir bakımlarından iki yönlü, unutulmaz örneklerinden biridir.

Kaynak: Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü / Behçet Necatigil

Yabancı Dillerdeki Baskıları

Yusuf

 

Almanca

Dörlemann (İsviçre)

2014

کم سخن یوسف

 

Urduca

Jumhoori (Pakistan)

2014

Jusufi Nga Kujuxhaku

 

Arnavutça

Shkupi  (Makedonya)

2012

Youssouf le taciturne

 

Fransızca

Éditions du Rocher (Fransa)

2003

Sinema & TV Uyarlamaları

Sinema Filmi

Yıl : 1985

Yapım Şirketi : Mine Film

Yapımcı : Kadri Yurdatap

Yönetmen : Feyzi Tuna

Oyuncular : Talat Bulut, Derya Arbaş, Ahmet Mekin, Engin İnal

 

Bütün Yapıtları

 

Romanları:

 

Öyküleri:

Şiirleri :

  • Öteki Şiirler (1937)
  • Kurbağanın Serenadı (1937)
  • Dağlar ve Rüzgar (1934)

 

Oyunu:

  • Esirler (1936)