Sırf Cinayet

Otuzlu yaşlarının sonunda olan Jerome Teppel yeminli malî müşavir olarak çalışmaktadır. On ay önce Francine adında kendinden dokuz yaş küçük, çekici bir kadınla evlenmiştir. Bir gün aylık kredi kartı dökümünü incelerken karısının bir tabanca satın aldığını görür. Karısı dünyanın her geçen gün kötüye gittiğini, evde bir tabanca olmasının kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacağını düşündüğü için aldığını, ancak tabancayı aldığı gün kaybettiğini söyler. Ayrıca kocası için bir mezar yeri ayırtmış, kocasının vasiyetini güncellemesi için de avukatlarıyla görüşmüştür. Bütün bunlar Jerome’un karısından şüphelenmesine yol açar. Tam bu sırada komşuları Lenore ise, Jerome’a, karısının kendi kocası Anthony ile ilişki yaşamakta olduğunu söyler. Lenore ve Jerome bu ilişkiyi kanıtlaması için özel dedektif olan Sid’i tutarlar. Bu sırada Lenore’un kocası Anthony öldürülür ve suç Jerome’un üzerine kalır. Hapse giren Jerome pek çok defa kaçmaya çalışır ama başarılı olamaz…

Lenore ve Francine kocalarının yüklü miktardaki varlıklarına konmuştur. Dedektif Sid, çektiği fotoğraflar sayesinde onların kurduğu kumpası anlar ve fotoğraflar karşılığında onlardan para ister…

Bir süre sonra Francine, Jerome’u hapishanede ziyaret edip yeniden onunla birlikte olmak istediğini söyler ve kaçmasına yardımcı olmak için ona bir tabanca verir. Bu sayede hapishaneden kaçmayı başaran Jerome, Francine’le Sid’in bürosunda buluşur, çünkü Sid’in elinde onun suçsuzluğunu ispatlayacak kanıtlar olduğunu söyleyen Francine’e inanmıştır. Ancak oraya vardığında Francine’in Sid’i öldürmüş olduğunu görür, bu arada polisler de binayı sarmıştır. Jerome bir kez daha tuzağa düşer ve hapishaneyi boylar…

Aradan zaman geçer, Lenore’la ilişki yaşamakta olan Francine bu kez ölüm cezasına çarptırılmış olan Jerome’u hapishanede tekrar ziyaret eder. Jerome’a, onunla birlikte tüm parayı da alarak Brezilya’ya gitmek istediğini söyler. Jerome’un kaçması için bu kez dört el bombası getirmiştir. Jerome başta itiraz etse de Francine onu yine ikna eder ve Jerome tekrar hapishaneden kaçmayı başarır…

Francine ise bu kez Lenore’u öldürüp suçu yine Jerome’un üzerine atmayı plânlamıştır. Bir süre sonra Jerome eve gelir… Ancak olaylar hiç de beklendiği gibi gelişmeyecektir…

Çevirmenin notları :

Oyun ; bir yandan insanların para uğruna neler yapabileceğini, çıkarları için nasıl acımasız ve vicdansız olabileceklerini anlatırken, diğer yandan yaşamın her alanında kendini gösteren, sosyal bilimlerin ilgi alanına girmiş ve pek çok farklı bakış açısından incelenmiş olan adalet olgusunu, aile kavramı üzerinden ve özellikle insan ilişkileri açısından sorguluyor…

Ayrıca ; bir kişi için adaletli olan bir durumun, aynı zamanda karşısındaki kişi için adaletsiz olabileceğini vurgularken, “Adaleti en basit şeylerde bile bulamıyorsak, devlet yönetiminde ve adalet sisteminde nasıl bulabiliriz ki ?” sorusunu sorduruyor…

Oyun ; bir yandan güldürürken bir yandan düşündüren yapısıyla, dört farklı ve bir o kadar da renkli oyun kişisinin adalet, vicdan, güven ve sadakat bağlamında uçuk – kaçık ilişkilerini ele alıyor…
Sam BOBRICK’in her zamanki esprili üslûbuyla kaleme aldığı oyun, sürükleyici ve sürprizli kurgusuyla merak uyandırırken, dinamik ve güncel yanıyla da toplumda her zaman karşılığı olabilecek, yine ustaca yazılmış keyifli bir komedi…

 

Yazar : Sam Bobrick
Çevirmen : Ekin Tunçay Turan
Tür : Komedi
Bölüm : İki perde
Oyuncu adedi : 2 erkek – 2 kadın