“Masallar Diyarı – Dilek Büyüsü” yayımlandı

 

Bilgi Yayınevi, Türkiye hakları ajansımız tarafından temsil edilen Chris Colfer’in “Masallar Diyarı – Dilek Büyüsü” adlı kitabını Yasemin Yener’in çevirisiyle yayımladı.

Babaanneleri onlara aile yadigârı eski bir peri masalı kitabı verdiğinde Alex ile Conner tüm hayallerinin ötesinde bir dünyaya, peri masallarının gerçek olduğu Masallar Diyarı’na yolculuk edeceklerinden habersizdirler. Ama Masallar Diyarı, ikizlerin dinlediği masallardan daha gerçek, karanlık ve kötülüğün kol gezdiği bir dünya mıdır yoksa?

 

 

“Pencere” yeni sezonda da Oyun Atölyesi’nde

 

pencere2Oyun Atölyesi, Türkiye’de telif hakları ajansımız tarafından temsil edilen David Hare’in “Pencere” adlı oyununu yeni sezonda da sahnelemeye devam ediyor.

Haluk Bilginer tarafından dilimize çevrilen oyunu Birkan Uz sahneye koydu. Haluk Bilginer, Esra Bezen Bilgin ve Kürşat Demir oyunda rol alan sanatçılar.

Tom ve Kyra… Farklı dünya görüşleri olan bir kadın ve bir adam… İlişkilerinin bitmesinden 3 yıl sonra Tom’un Kyra’yı ziyaret etmeye karar verdiği o soğuk gecede, tüm yargılarından kurtulup yeni bir hayat kurabilecekler mi?

 

 

 

“Yaprak Dökümü” Sırpça yayımlandı

 

Yurt dışı hakları ajansımız tarafından yönetilen Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü adlı eseri, Sırpça dilinde tekrar yayımlandı.

Bu kez, Liber Novus adlı yayınevi tarafından yayımlanan eser, daha önce Rusça, Arnavutça, Arapça, Boşnakça ve Bulgarca dillerinde de yayımlanmıştı.

 

 

 

“Kuyucaklı Yusuf”, Ezel Akay’ın okumasıyla Seslenen Kitap’ta

 

ezelkuyucakli2

Sabahattin Ali’nin “Kuyucaklı Yusuf” adlı romanı Ezel Akay’ın okumasıyla Seslenen Kitap’ta satışa sunuldu. Seslenen Kitap daha önce yazarın “Kürk Mantolu Madonna” adlı eserini Mert Fırat’ın okumasıyla, “İçimizdeki Şeytan” adlı eserini de Beyti Engin’in okumasıyla dinleyenlerine sunmuştu.

http://www.seslenenkitap.com/Kitap/1216/Kuyucakli-Yusuf

 

 

“Kırmızı Çizgi – Paylaşılamayan Toprakların Yakın Tarihi” Pegasus’tan çıktı

 

Pegasus Yayınları, James Barr’ın “Kırmızı Çizgi – Paylaşılamayan Toprakların Yakın Tarihi” adlı kitabını Ekin Can Göksoy’un çevirisiyle yayımladı. 1916’da, İngilizlerin Kut’ül Amare’de bozguna uğramasının hemen ardından iki adam, öngörülü bir politikacı olan Sir Mark Sykes ile hınç dolu bir diplomat olan François Georges-Picot Orta Doğu’yu paylaşma planlarını görüşmek üzere gizlice buluştu. İki adamın vardığı anlaşma bir yandan İngiliz-Fransız Dostluk Antlaşması’nı tehlikeye sokacak gerilimleri hafifletmeyi amaçlarken bir yandan da Akdeniz’den İran sınırına uzanan bir hat çiziyordu. Bu keskin hattın kuzeyindeki bölge Fransa’ya, güneyindeki bölge ise Britanya’ya gidecekti. İngiltere’nin Filistin, Mavera-i Ürdün ve Irak’taki mandaları ile Fransa’nın Lübnan ve Suriye’deki mandaları iki büyük güç arasında bir huzursuzluk doğuracaktı. Gelecek otuz yıla damgasını vuracak bu sıkıntı, Orta Doğu’nun da onarılmaz bir biçimde şekillenmesine neden olacaktı.

T. E. Lawrence, Winston Churchill ve Charles de Gaulle gibi siyasetçiler, diplomatlar, ajanlar ve askerlerden oluşan yıldız kadrosuyla Kırmızı Çizgi bizlere İngiliz ve Fransızların Orta Doğu’yu yönettiği, kısa ama çok önemli bir dönemin hikâyesini canlı bir biçimde anlatıyor. Kitap aynı zamanda bu iki güç arasındaki eski çekişmenin bugün bizim için çok daha tanıdık olan, Araplar ile Yahudiler arasındaki çatışmayı nasıl ateşlediği ve en nihayetinde 1941’de İngilizler ile Fransızlar, 1948’de de Araplar ile Yahudiler arasındaki savaşlara nasıl vesile olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

 

 

 

Pena Yayınları, Orkun Ertener’in “Ay Gördüm Allah Amentü Billah” adlı romanını yayımladı

 

Eserlerini Almanca yazan Orkun Ertener’in “Ay Gördüm Allah, Amentü Billah” adlı romanı Firüzan Gürbüz’ün çevirisiyle Pena Yayınları’ndan çıktı.

1626 yılında İzmir’de doğan İspanyol Yahudisi Sabetay Sevi Kabala’daki çeşitli kehanetleri kanıt göstererek Mesih olduğunu iddia edip önce İzmir’de, daha sonra o dönemdeki Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları içinde bulunan topraklarda, özellikle Selanik’e yerleşmiş olan Yahudiler arasında gittikçe büyüyen bir yandaş kitlesi oluşturmuştur. Başlattığı hareket o kadar büyür ki sonunda Saray da bu duruma karşı sessiz kalamaz. Sultan, Sabetay Sevi’den mucizelerini kanıtlamasını ister, aksi takdirde ya boyun eğip Müslüman olacak ya da idam edilecektir.

Çıkmaza düşen Sabetay Sevi boyun eğip Müslüman olmayı kabul eder. Ona inananlar üzerindeki etkisi o kadar büyüktür ki toplam 100 aile onunla birlikte Müslümanlığa geçer. İşte dinini değiştiren bu ailelere Dönmeler denir.

Dönmeler, Ay yüzünü Güneş’e döndüğünde gökyüzüne bakarlar ve bu arada bir dua zikrederler.

Ay gördüm Allah, amentü billah diye başlar bu dua…

İşte bu dua takılır biyografi yazarı Can Eren’in diline ve korkunç bir şekilde kendi geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalınca bu duanın ardında bulur Dönmeleri ve ailesini…

Kemal Tahir’in “Yol Ayrımı” adlı romanı Bulgarca yayımlandı

 

Kemal Tahir’in “Yol Ayrımı” adlı romanı, Alina Karahanova’nın çevirisiyle, Ciela Norma adlı yayınevi tarafından Bulgarca yayımlandı.

Yayınevi, romanı okurlarına şöyle tanıttı :
“Yol Ayrımı” romanındaki olaylar, Mustafa Kemal Atatürk zamanının Türkiye tarihinden çok az bilinen kısa bir dönemi kapsamaktadır. Türkiye devletinde, daha taptaze olan Cumhuriyet’te, henüz yürürlüğe girmiş olan temel reformların fonunda, ferasetli politikacı, resmi Cumhuriyet Halk Partisi’ne “muhalefet” olacak ikinci bir partinin, yani Serbest Partinin kurulması girişiminde bulunmaktadır. Yine Atatürk’ün yönetiminde ve dava arkadaşlarının da yardımıyla, ki onlar, bu amaçla “sabık” olacaklardır, yaratılan parti programı, her türlü memnuniyetsizliklere cevap verecek ve Cumhuriyet taraftarı olmayan kişileri saflarında birleştirecektir. Fakat her an değişebilen olaylar, partiyi yaratan General Atatürk’ü bu projeden vazgeçmeye ve üç ay kadar bir zaman sonra partiyi kapatmaya mecbur kılmıştır.

Kitapta, o zamanın olduğu gibi, bu günün de toplumsal sorunları: rüşvetçilik, kadın simsarlığı, hainlik, namussuz politik oyunlar… v.b. gibi, mertçe sergilenmektedir.

İslam dininin ve seküler devletin hep beraber, barışçıl bir şekilde var olmasının mümkün olduğu modern Türkiye’nin temellerinin nasıl atıldığının bu kitapta göreceksiniz.