Yapıt Hakkında

Doğru. Kim ne yapıyor ki? Bir şeyler diyecek oldu, vazgeçti Rahmi. TKP için alınan desantralizasyon kararında, bunun gerekçelerini açıklama görevi de verilmemiş miydi kendilerine? Doğru dürüst yaptık mı bunu biz? Yapmadık. Niye? İşimize gelmediğinden! O güne dek tuttuğumuz yolun çıkmazlığını, yanlışlığını bir özeleştiriyle halka duyurmamız isteniyordu bizden. Gelmedi işimize! Muhalefet doğru mu söylemişti yani! Muhalefet nerden çıktı şimdi? O muhalefeti suçlayan da Komintern’di! İlkelerine göre doğruydu suçlarken. 32’lerdeydi o suçlama. Dünya devrimi peşinde Komintern. Sınıf sınıfa karşı! Muhalefet de Merkez’den daha keskin o günler. Yedinci Kongre’den sonra alındı desantralizasyon kararı. 36 sonları. Karar 37 başlarında çıktı. Naziler iktidara gelmiş. Savaş kazanları kaynıyor. Dengeler altüst olmuş. Bizimkiler doğru dürüst anlamamış Yedinci Kongre’de alınmış kararları. Kemalistleri değerlendirmeler değişmiş; savaştan yana olmayan devlet sayılmış Kemalist Türkiye. Biz, “Kahrolsun kanımızı emen zenginler iktidarı, Kemalist burjuvazi,” diyoruz! Hiç mi iyi bir şey yapmadı bu adamlar? dediler Komintern’de. Dediler! Yıllarca sonra dediler! Habersiz mi yapıyorduk onlardan; bilmiyorlar mıydı daha önce yaptıklarımızı? “Bu işin tüm sorumluluğu Merkez Komitesi’nindir; biz bunu üstleniyoruz” dedi Doktor. Evet, Komintern’e verdiği yazılı bildiride dedi. Kaç kişi gördü o bildiriyi? Devlet sırrı gibi sakladık. Oturup şimdi anlatayım mı bunları? “Kim ne yapıyor ki?” diye taş atıp dursun mu bu adam? Legaliteye geçin, dediler. Olan biteni şu adamla bile konuşamıyorsak, nasıl geçeceğiz legaliteye. Rakı mı çarpıyor? Ağır ol bakalım Rahmi Yoldaş! Kimsenin sana bir şey sorduğu yok.

Polisin fellek fellek aradığı Hasan Basri Alp kayıptı, nerde olduğunu bilen yoktu. Ele geçeceği pek düşünülmediğinden olacak, soruşturmada sıkışıldı mı, kimi işleri onun üstüne yıkma eğilimi, polisin Basri’yi arama kızgınlığını daha da kışkırtıyordu. İstanbul da İstanbulluluğunu yaşıyordu gene. Kuzeyden, Haliç üstlerinden çıkıveren kış azgını kara bulutları, maviliklere mızrak gibi çakılmış minarelerin onuruyla kabaran, kurşunlu, ağırbaşlı kubbeleri, kör olası açlığın kavgasında tedirgin dolanan delifişek martıları, gelin gibi gezinen tekneleri, Boğaz’da yaşayan lüferleri, istavritleri, uskumruları, kuyruğu sokakları süpürerek götürülen derya kuzusu torikleri, balıkçı tablalarına manda gibi serilmiş (…) Yabanıl sokak kedileriyle sekiz yüz binlik İstanbul kenti; kıran kırana savaştaki bir dünyanın ortasında, boynunu bükmüş, karanlık bir beklenti içindeydi. Yalnız İstanbul mu, tüm Türkiye bekliyordu bu acılı karanlık içinde.

Kaynak : Kitap Tanıtım/ Ayrıntı Yayınları

Bütün Yapıtları

 

Romanları:

 

Oyunları:

  • 141. Basamak (1971)
  • Bu Ölü Kalkacak (1976)
  • Dallar Yeşil Olmalı (1985)

 

Film Senaryoları:

  • Fatmagül’ün Suçu Ne (1986)
  • Güneşli Bataklık (1977)
  • Kara Çarşaflı Gelin (1975)
  • Bedrana (1974) – İhsan Yüce ile birlikte
  • Malkoçoğlu Kurt Bey (1972)
  • Korkusuz Aşıklar (1972)
  • Kopuk (1972)
  • Sokakta Kan Vardı (1965)
  • Kızgın Delikanlı (1964)
  • Karanlıkta Uyananlar (1964)
  • Erkek Ali (1964)
  • Duvarların Ötesi (1964) – Orhan Elmas ve Turgut Özakman ile birlikte
  • Ayrılan Yollar (1964)
  • Şehirdeki Yabancı (1962)
  • Üç Tekerlekli Bisiklet (1962)
  • Ümitler Kırılınca (1962)
  • Bir Gecelik Gelin (1962)
  • Belalı Torun (1962)
  • Tatlı Bela (1961)
  • Seni Kaybedersem (1961) – Atıf Yılmaz ve Atilla Tokatlı ile birlikte
  • Otobüs Yolcuları (1961)
  • Kızıl Vazo (1961)
  • Allah Cezanı Versin Osman Bey (1961)
  • Dolandırıcılar Şahı (1960)

 

Şiir:

  • Eski Şiirler Yeni Türküler (1979)

 

Deneme ve Anı Kitapları:

  • Bu Gemi Nereye (1985)
  • Savunmalar (1989)
  • Yanıtlar (1992)
  • Ölmedikçe: Yazılar, Konuşmalar- Soruşturmalar (1999)
  • Komünist, (2001)
  • Tüm Yazıları Konuşmaları (2001)
  • Özgürlük İçin Kürt Yazıları (2002)