Veda Mektupları

Phil Crane boşanmış, yalnız yaşayan bir adamdır ve oldukça çaresiz, sıkıntılı durumdadır. Bir gün az sayıda uyku ilâcı alarak intihar etmeye kalkar. Aslında amacı kendini öldürmek değil, bu olayı kullanarak hayatında onu bunaltan, mutsuz eden insanlara duygularını ve söylemek istediklerini bir şekilde ifade edebilmektir. Bu amaçla ilâçları içmeden önce beş kişiye mektup yazar ve bunları gönderir. Eski karısına, kızına, annesine, eski en iyi arkadaşına ve Tanrı’ya. Onu evde baygın bulan temizlikçi sayesinde hastaneye kaldırılır. Çok az sayıda ilâç aldığı için de bir şey olmaz ve birkaç saat sonra hastaneden çıkar, evine döner. Mektupları alan eski en iyi arkadaşı Larry ve eski karısı Natalie farklı amaçlarla Phil’in evine gelir. Daha sonra, hastaneden vaktinden önce bırakıldığı ortaya çıkan Phil’i, kendine zarar vermemesi için kontrol etmek ve bu amaç doğrultusunda da birkaç gün ziyaret etmekle görevlendirilen terapist Molly de eve gelir. Bu sırada kızı ve annesi mektuplarla ilgili sıkıntılarını dile getirmek için sürekli Phil’i telefonla aramaktadır. Kızı Erin çalışmamakta, tüm ihtiyaçlarını Phil karşılamaktadır. Babası bunu her durumda ona hatırlattığından, Erin onun aldığı şeyleri iade etmek için teker teker babasına getirmeye karar verir ve böylece o da eve gelir. Bu sırada Tanrı’ya yazdığı mektup da tesadüfen bir manastıra ulaşmış ve oradaki Rahibe Yolanda’nın eline geçmiştir. Mektubun içeriğinden son derece rahatsız olan Rahibe, Phil’i yola getirmek ve Tanrı’ya inanmasını sağlamak amacıyla eve gelir. Aslında Phil’in hayatındakiler ondan daha sorunludur. Zamanla herkesten iyice bunalan ve sıkılan Phil, sonunda kurtuluş olarak Rahibe Yolanda’nın teklifini kabul eder ve yeni bir hayata başlamaya karar verir…

Çevirmenin notları :

Oyunda, insanın yaşadıklarının psikolojik ve travmatik açıdan sebep ve sonuçları itibarıyla her türlü inanca olan bağlılığın kaybolmasına sebep olabileceğine değinilirken, buna rağmen yine de mutlu bir hayat için her zaman bir fırsat ve yol bulunabileceği hatırlatılıyor. Terapist Molly’nin de dediği gibi ; bizler, olmamız gerektiğini düşündüğümüz kişi olamayabiliriz, ama daha da önemlisi hepimiz olmayı düşündüğümüz kişi olmamalıyız ve de başkalarını istediğimiz kişiye dönüştüremeyeceğimizi unutmamalıyız…

Oyun, Sam Bobrick’in her zamanki esprili üslûbuyla, özellikle günümüz dünyası insan ilişkilerinin aslında ne kadar yüzeysel, bencil ve çıkarlara dayalı olduğunu anlatıyor. İnsanların bir arada yaşamalarına rağmen düştükleri yalnızlığa, umutsuzluğa, sevgi ve saygının önemini yitirişine, samimiyetsizliğe, sadakatsizliğe, dolayısıyla da aile kavramına olan inancın yitirilişine değinirken, bir yandan da Tanrı’nın varlığının sorgulanmasının nedenleri üzerine zihin terapisi yapıyor…

Kısaca ; her zaman toplumsal karşılığı olabilecek dinamik yapısı, ilgi çekici, çarpıcı, keyifli ve
düşündürücü yanıyla gerçekten eğlenceli olabilecek başarılı bir komedi.

 

Yazar : Sam Bobrick
Çevirmen : Ekin Tunçay Turan
Tür : Komedi
Bölüm : İki perde
Oyuncu adedi : 2 erkek – 4 kadın