Yapıt Hakkında

Romanın başkahramanı Nerime’nin annesi Hatice Hanım, yüksek geliri olan maliye memuru kocasının ölümüyle zor günler geçirmektedir. Nerime, henüz 12-13 yaşındadır. Annesiyle Beşiktaş Ihlamur’da eski bir paşa konağında yaşamaktadır. Bu konağın her odası yoksul bir aileye kiralanmıştır. Hatice Hanım, çocuklara özel ders vererek para kazanmaya çalışır. Nerime iki üç ay hasta yatınca, bu olanak da elinden kaçar. Çocukluk arkadaşının yardımıyla evden eşyalar satarak, geçinirler. Dikiş işleri bulur. Hatice Hanım kendi de hastalanınca, bu kez çaresiz kalır, kocasının İzmir’deki amcazadesinin karısı Süheyla Hanım’a mektup yazar. Geçirdikleri zor günleri anlatır, kocasına kalan mirasın verilmesini ister. Günler geçer, mektuptan umudunu kesmiştir ki, bir akşamüstü Süheyla Hanım konağa gelir. Durumlarını görür, miras diye bir şeyin olmadığını, eğer isterse, İzmir’de yanlarında kalabileceklerini söyler. Para vermez, eşyalarını sat yol parası yap gel der. Sonunda Hatice Hanım, Süheyla’nın dediğini yapar, evdeki eşyaları satıp Nerime’yle İzmir’e gider.

Süheyla’nın kocası yani Feridun’un babası, Hatice’nin kocasının kardeşidir. Bunlar üç kardeştir. Yıllardan beri Hacı Osmanzadeler, sonraları da “Ispartalılar” diye tanınmış bir ailedir. Önceleri halıcılıkla uğraşmışlardır. Epey zengin olunca, herkes yolunu ayırmayı düşünmüş, iki kardeş paralarını alarak ortaklıktan ayrılıp İstanbul’a gitmişlerdir.

Hacı Osmanzadeler firmasını asıl yükseltip, büyüten Feridun’un babası olmuştur. Bir dokuma fabrikası kurarak servetini büyütmüştür. Geçirilen savaş ve yangın fabrikasını etkilememiştir. Ölümünden sonra fabrikanın başına oğlu Feridun geçmiştir. O da babası ve dedesi gibi ciddi ve sert mizaçlı bir gençtir. Çalışanlara karşı son derece acımasızdır. Bu nedenle çevresinde hiç sevilmemekte, kendisinden çok korkulmaktadır. Yirmi üç yaşında henüz çocuk denilecek bir yaştaki Feridun’un böyle acımasız bir insan olmasının nedeni annesidir. Süheyla Hanım Feridun’un kalbindeki bütün sevgi duygularını köreltmiştir. İyilik, yardım, acımak gibi duygular onun kalbinde körelmiştir.

Hatice Hanım, İzmir’e Feridun’un konağına gelince, kendilerinin ne kadar yoksul bir hayat sürdüğünü anlar. Nerime, “Bülbül Yuvası” dedikleri yıkık dökük yerde yaşayan Nuriye Hanım’ın kızlarıyla arkadaş olur, okula onlarla gidip gelir. Nuriye Hanım’ın şımarık oğlu Nejat’ı ise, hiç sevmez.

Bir süre sonra Hatice Hanım hastalanır iyileşemez, ölmeden önce de kızını Süheyla’nın oğlu Feridun’a emanet eder, vasiyeti onu okutması, göz kulak olmasıdır.

Feridun bu vasiyete uyar, Nerime’yi İstanbul’da Kandilli Kız Lisesi’ne yatılı olarak gönderir. Nerime böylece ilk kez sıcak bir yuvaya kavuşur, mutlu olur. Dört yıl sonra İzmir’e genç bir kız olarak döndüğünde Feridun’un ilgisini, Süheyla Hanım ve yeğeni Nesrin’inse güzelliğiyle tepkisini çeker. Kıskançlıklanı Nerime’yi ev işlerinde çalıştırarak, ona kötü davranarak ortaya koyarlarsa da Feridun, buna izin vermez. Nerime’ye evde iş yapmaması gerektiğini, ailenin öteki bireylerinden farklı olmadığını söyler. Ancak o çalışmak, boş oturmak istemeyince, fabrikada iş verir. Nerime, fabrika muhasebesinde Müdür Cemil Bey’in yanında işe başlar.

Feridun, Nerime’nin edebiyattan hoşlandığını öğrenince ona kitaplar dergiler getirir, ilgisini artırır. Annesi istemese de Bülbül Yuvası’na giderek, onu yaş günü partisine davet eder. Bu arada Feridun, fabrikasından kovduğu Ahmet’e Nerime’nin para yardımı yaptığını görür. Yaşadıkları yerin sağlıksız koşullarının farkına varır. Nerime ile buluşunca da Bülbül Yuvası’nı tamir ettireceğini söyler.

Nerime, Feridun’un yaş gününde şıklığı güzelliğiyle gecenin yıldızı olur. Ancak Nerime, annesinin ölüm yıldönümü olduğu için hep üzgündür, eğlenemez. Ertesi gün annesinin mezarını ziyarete gittiğinde her yerin çiçekle kaplandığını görünce şaşırır. Bunu Feridun’un yaptığını anlar.

Bir gün Nejat, Nerime’ye âşık olduğunu açıklar, evlenmek istediğini söyler. Ancak Nerime kabul etmez. Feridun buna çok sevinir. Hemen kendisinin aşkını ve evlenme arzusunu dile getirir. Olumlu yanıt alır ve nişanlanırlar.

Feridun Bülbül Yuvası’nın tümüyle tamir ettirip Nerime’yle oturacaktır, konağı da annesine bırakacaktır. Orada oturan Nuriye Hanım’a da İzmir’de bir ev tutacak her ay düzenli para gönderecektir.

Bütün bu gelişmelere Süheyla Hanım çok sinirlenir. Gizli gizli planlar yapmaya başlar. Bunu da Feridun’la Nerime’nin evlilik alışverişi için İstanbul’a gittiklerinde uygulamaya koyar. Onlar aile dostları Nezahat Hanımlar’ın evinde kalırlar. Birgün boğazda yaptıkları bir geziden döndüklerinde Nezahat Hanım’ın yanında Meliha’yı görürler. Bu ziyaretin altında kötü bir koku sezen Feridun kadına ilgisiz davranır. Bu entrikacı kadından o da çekinmektedir. Nerime ertesi gün İzmir’e gidecektir. Feridun ise buradan Bursa’ya geçecek, sonra gelecektir. Vapurda Nerime’yi kötü bir sürpriz beklemektedir. Süheyla Hanım’ın planı gereği Nejat da aynı vapurdadır. Nerime’ye olan aşkını yeniden dile getirir. Feridun’dan nefret ettiğini söyler. Nerime ise nişanlısını çok sevdiğini Nejat’ın yüzüne haykırır. Bunun üzerine Nejat “Bana niçin bunun aksini söyledi, beni neden aldattı” diye mırıldanarak gider, sonra gelir, Nerime’ye Meliha halasından sakınmasını söyler. Onun kendini Feridun Bey’e beğendirmek için aynı vapurla Bursa’ya gittiğini anlatır. Zavallı Nerime üzüntüden yıkılmıştır. Meliha’nın onu Feridun’dan ayırmak için Nejat’ı yolladığını anlamıştır. Vapur İzmir’e gelmiştir. Nerime rıhtıma indiğinde Nejat’ın yanından geçtiğini görür. Hızla uzaklaşan, halasının elinde oyuncak olarak kendini küçülten Nejat’ın arkasından ona acıyarak bakar. Uzakta Süheyla Hanım yanında İzmir’in en dedikoducu kadınıyla birlikte onu beklemektedir. Nesrin’i İstanbul’a yolcu etmiş sonra da Nerime’yi beklemiştir. Vapurda Nejat’la mı olduğunu tehditkâr bir edayla sorar.

İki gün sonra Feridun’un mektubu gelir. Mektupta nişanlısına duyduğu büyük özlemi anlatmakta, iki gün daha Bursa’da kalacağından söz etmektedir. Feridun’un gecikeceğini Süheyla Hanım’a haber verdiğinde ise bu kez manidar bir ses tonuyla oğlunun mutlaka Meliha Hanım’la karşılaşmış olacağını vurgular. Nerime, geceyi büyük bir acı içinde geçirir. Ertesi gün durumu öğrenmek için Nuriye Hanım’a gider. Meliha’nın da Bursa’da olduğunu ve Feridun’un otelinde kaldığını öğrenir. Bütün gece uyuyamaz, odasına kapanarak kitap okur.

Feridun gelince Süheyla Hanım, Nerime’nin Nejat’la aynı vapurda geldiğini, ona inanmamasını söyler. Feridun annesini sustursa da içine bir kuşku tohumu düşmüştür. Nerime’ye sorar. Nerime her şeyi anlatır. Nejat’ın Meliha’nın kışkırtmasıyla yaptığını sözlerine ekler. Feridun artık her şeyi anlamıştır. Bu güzel kadın onu kandırmak için aynı vapurla Bursa’ya gelmiş ve onunla aynı otelde kalmıştır. Bir tarafta hala bir tarafta yeğeni Nejat, bu büyük aşkı bozmaya çalışmışlar ama başarılı olamamışlardır. Nerime ile Feridun’un düğünleri bin bir gece masallarını hatırlatan bir ihtişam içinde olur.

Sert ve zalim Feridun’u iyi kalpli kadın Nerime değiştirmiş, herkesi şaşırtmıştır. Bülbül Yuvası’nda yaşam Nerime’nin piyanosu ve şarkılarıyla neşe içinde geçmektedir. Konak ile Bülbül Yuvası arasındaki ilişki saygılı ve soğuk bir şekilde geçmektedir. Bu soğukluk torun gelene kadar sürer. Feridun’un bir oğlu olur. Bu çocuk herkesi yeniden birbirine yaklaştırır.

Sinema & TV Uyarlamaları

Sinema Filmi

Yıl : 1970

Yapım Şirketi : Acar Film

Yapımcı : Murat Köseoğlu

Yönetmen : Nejat Saydam

Oyuncular : Türkan Şoray, Murat Soydan, Tanju Gürsu, Aliye Rona, Nedret Güvenç

Sinema Filmi

Yıl : 1961

Yapım Şirketi : Birsel Film

Yapımcı : Özdemir Birsel & Nüzhet Birsel

Yönetmen : Nejat Saydam

Oyuncular : Belgin Doruk, Gökhan Arsoy, Kenan Pars, Altan Erbulak, Sadettin Erbil

Bütün Yapıtları

 

  • Sen ve Ben (1933)
  • Aşk Fırtınası (1935)
  • Bahar Çiçeği (1935)
  • Sonsuz Gece (1935)
  • Bir Genç Kızın Romanı (1938)
  • O ve Kızı (1940)
  • Kezban (1941)
  • Mualla (1941)
  • Aşk ve İntikam (1943)
  • Bülbül Yuvası (1943)
  • Dağların Esrarı (1943)
  • Perdeler (1943)
  • Saadet Güneşi (1944)
  • Sabah Yıldızı (1944)
  • Garip Bir İzdivaç (1944)
  • Aşkla Oynanmaz (1944)
  • Kalbin Sesi (1944)
  • Küçük Hanımefendi (1945)
  • Nişan Yüzüğü (1945)
  • Lâle (1945)
  • Çiçeksiz Bahçe (1947)
  • Büyük Yalan (1948)
  • Aşk Tılsımı (1949)
  • Çamlar Altında (1949)
  • Gönül Yolu (1950)
  • Sarmaşık Gülleri (1950)
  • Sevmek Korkusu (1953)
  • Kırılan Ümitler (1957)
  • Mağrur Kadın (1958)
  • Bir Rüya Gibi (1958)
  • Sevgim ve Gururum (1959)
  • Yılların Ardından (1960)
  • Işık Yağmuru (1962)
  • Kıvılcım ve Ateş (1963)
  • Gençlik Rüzgârı (1963)
  • Bir Bahar Akşamı (1966)
  • Bulutlar Dağılınca (1966)
  • Uzayan Yollar (1967)
  • İlk Aşk (1967)
  • Bir Gün Sabah Olacak mı? (1972)
  • İki Kalp Arasında (1972)
  • Uğur Böceği (1974)
  • Yabancı Adam (1980)